︎ Kitap, anlatıcının hayatına dokunup geçmişte kalmış dört farklı isme; (eski bir sevgiliye, fırtınalı bir arkadaşa, geçici bir aşka ve annesine) odaklanan, anılarla örülü bir otoportre gibi.
︎ Aslında yazar şunu demek istiyor: Biz sadece kendimizden ibaret değiliz; hayatımızdan gelip geçen, bizde iz bırakan herkesin bir toplamıyız. Büyük dramlar yerine altı çizili satırlar, bir bakış veya yarım kalmış bir cümle gibi o küçük "detayların" peşine düşüyoruz.
︎ Eğer insan ilişkilerinin o sessiz ama derinden sarsan yanlarını, "Beni ben yapan aslında kimlerdi?" sorusunu seviyorsanız, bu naif ve hüzünlü hatırlama yolculuğu sizi çok etkileyecektir. Hem çok içten hem de insanın içini sızlatan cinsten bir anlatımı var.