“Kendi yedikleri sebzeleri yetiştirmek için toprağı çapalarken, sepetle elma taşırken, atölyede dikiş dikerken, kimya labaratuvarında deney tüpleriyle poz verirken, spor salonunda bacaklarında şort, kulplu beygirden atlarken gülen yüzleriyle bu genç kızlar umut doluydular; cumhuriyetin onlara bir gelecek vereceğinden emindiler. Yanılmadılar; hepsi öğretmenliğin gurur veren, tatmin edici bir meslek olduğu yıllarda yaşadılar, saygı gördüler.”