TROFİMOV
insanlık, sahip olduğu güçleri yetkinleştirerek ileriye doğru gidiyor. onun bugün akıl erdiremediği şeyler, bir zaman gelecek, elle tutulurcasına anlaşılır olacaktır; fakat çalışmalıyız, gerçeği arayanlara tüm gücümüzle destek olmalıyız. rusyamızda şimdilik çok az kişi çalışıyor. benim tanıdığım aydınların büyük çoğunluğu hiçbir şey araştırmaz, hiçbir şey yapmaz ve şimdilik kıllarını bile kıpırdatmazlar. kendilerini aydın diye adlandırırlar ya, hizmetçi kadını "sen" diye çağırır, köylülere hayvana davranır gibi davranırlar. doğru dürüst öğrenim görmezler, ciddi hiçbir şey okumazlar, hemen hemen hiçbir şey yapmazlar, bilimin sadece sözünü ederler, sanattan pek az anlarlar. hepsi ciddidir, hepsinin yüzünden düşen bin parçadır, ciddiyet konusunda hiçbiri burnundan kıl aldırmaz, durmaksızın felsefe yaparlar... ama bu aydınların gözleri önünde işçiler çok kötü beslenmekte, yataksız uyumakta; tahtakurtlarının cirit attığı, leş kokulu, rutubetli, ahlâksızlığın hüküm sürdüğü tek göz odalarda otuz kırk kişi barınmaktadırlar. nereye baksak karanlık, rutubet, ahlâksızlık... ve çok açık bir şey ki, bizde tüm iyi konuşmalar, sadece ve sadece başkalarını ve kendimizi kandırmak içindir. gösterin bana, üstünde o kadar çok ve sık çene çaldığımız çocuk yuvalarımız hani nerde? nerde okuma salonlarımız? sadece romanlarda rastlıyoruz bunlara. gerçek yaşamda kırıntıları bile yok. var olan sadece pislik, bayağılık, asyalılık... asık suratlardan korkarım ben, sevmem onları, ciddi konuşmalardan korkarım. en iyisi susalım!