ecem

Gizli boyutlardan yoksun oluşumu, varlığımın yalnız vücudum ve ondan kabarcıklar gibi yükselen sudan düşüncelerle sınırlı oluşunu, bugünkü kadar kuvvetle duyumsamamıştım hiç. Anılarımı şimdiden türetiyorum. Şimdinin içine fırlatılmış, orada bırakılmışım. Geçmişime yeniden dönmek istiyorum, ama tutsaklığımdan kurtulamıyorum.
Sayfa 59 - Can Yayınları
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Öyle mi? İstediğin bu muydu? Ama sen onu hiç elde etmedin ki. Kendini sözcüklerle aldattığını, yolculuklarının hiçliğini, kızlarla oynaşmayı, heriflerle dalaşmayı, cıncık boncuğu serüven diye adlandırdığını hatırlasana! İstediğini hiçbir zaman da elde edemeyeceksin. Başka birisi de elde edemeyecek." Ama niçin? NİÇİN?
Sayfa 66 - Can Yayınları
Hayatımın anlarının, hatırlanan bir hayatın anları gibi birbirini izlemesini istemiştim. Zamanı kuyruğundan yakalamaya kalkışmanın böyle bir önemi olabilirdi.
Sayfa 69 - Can Yayınları
TROFİMOV insanlık, sahip olduğu güçleri yetkinleştirerek ileriye doğru gidiyor. onun bugün akıl erdiremediği şeyler, bir zaman gelecek, elle tutulurcasına anlaşılır olacaktır; fakat çalışmalıyız, gerçeği arayanlara tüm gücümüzle destek olmalıyız. rusyamızda şimdilik çok az kişi çalışıyor. benim tanıdığım aydınların büyük çoğunluğu hiçbir şey araştırmaz, hiçbir şey yapmaz ve şimdilik kıllarını bile kıpırdatmazlar. kendilerini aydın diye adlandırırlar ya, hizmetçi kadını "sen" diye çağırır, köylülere hayvana davranır gibi davranırlar. doğru dürüst öğrenim görmezler, ciddi hiçbir şey okumazlar, hemen hemen hiçbir şey yapmazlar, bilimin sadece sözünü ederler, sanattan pek az anlarlar. hepsi ciddidir, hepsinin yüzünden düşen bin parçadır, ciddiyet konusunda hiçbiri burnundan kıl aldırmaz, durmaksızın felsefe yaparlar... ama bu aydınların gözleri önünde işçiler çok kötü beslenmekte, yataksız uyumakta; tahtakurtlarının cirit attığı, leş kokulu, rutubetli, ahlâksızlığın hüküm sürdüğü tek göz odalarda otuz kırk kişi barınmaktadırlar. nereye baksak karanlık, rutubet, ahlâksızlık... ve çok açık bir şey ki, bizde tüm iyi konuşmalar, sadece ve sadece başkalarını ve kendimizi kandırmak içindir. gösterin bana, üstünde o kadar çok ve sık çene çaldığımız çocuk yuvalarımız hani nerde? nerde okuma salonlarımız? sadece romanlarda rastlıyoruz bunlara. gerçek yaşamda kırıntıları bile yok. var olan sadece pislik, bayağılık, asyalılık... asık suratlardan korkarım ben, sevmem onları, ciddi konuşmalardan korkarım. en iyisi susalım!
Sayfa 44 - İş Bankası Kültür Yayınları Modern Klasikler Dizisi-76·Kitabı okudu

ecem

, bir kitap okudu
Puan vermedi·104 syf.·
2018 113. kitabı
Anton Çehov
6.6/10 · 21,1bin okunma