Daha önce Anton Çehov'un bir eserini okudun mu şu anda hatırlayamıyorum ama Altıncı Koğuş'un bendeki yeri ayrı artık... Tek oturuşta sıkılmadan bitirdim.
Biraz spoiler olacak ama kitabımız akıl hastanesinde doktorluk yapan okumayı ve araştırmayı seven felsefi düşünceleri tartışmayı seven karakterimiz Andrey' in hastalardan İvan Dmitriç ile dostluk kurup hayatının bambaşka bir çizgide ilerlemesini anlatıyor.
Doktor olarak çalıştığın akıl hastanesine hasta olarak yatmak mı? gerçekten müthiş bir son...
Ayrıca doktor ve İvan arasındaki karşıt düşünceli sohbetler gerçekten çok düşündürücü ve çok anlamlıydı. Kendi hayata bakış penceremizi değiştirsek de aslında bir koyun sürüsü içinde yaşadığımızı ve kaderimizin bazı noktalarını malesef ki onların belirlediğini değiştiremiyoruz...
Bol empatili bir okuma dilerim.. :)
Cehennem hükümdarı şeytan bir zebani arkadaşıyla canı sıkıldığı için yeryüzüne gelmek istiyor.
Amacı yalanlar söyleyip oyunlar oynamak, eğlenmek ve insanoğlunu yakından tanımaktır. Bunun için Amerikalı bir milyarderi öldürüp onun bedenini kullanıyor. Evet kitabımızın konusu çok ilgi çekici ve merak uyandırıyor ama konunun işleyişi hakkında pek öyle söyleyemem. Çok fazla betimleme ve orneklendirme kullanıldığı için bazı yerlerde konudan kopardığı söylenebilir. Hatta sıkıldım dediğim noktalar bile oldu ne yazık ki. Yazım şekli şeytanın okuyucu ile konuşması tarzındaydı.
Sanırım konuyu okuduğumda ben fazla beklentiye girmiş olabilirim. :)
Şeytan insanoğlunu sürekli aşağılıyor ve küçümsüyor lakin hakkında hiçbir şey bilmediği insan, deyim yerindeyse "şeytana pabucunu ters giydiriyor."
Aslında yazarın hayatını okuduğumuzda bu eserin birçok alt metni(ana dusuncesi) olduğu söylenebilir. Sonuçta yaşadığımız dönemde şeytanın insanların aklını çelmesine pekte lüzum yok malûm!..
Her şeye rağmen son bölüm gerçekten ters köşe ve sürükleyiciydi.
İyi okumalar dilerim.