Suomipinnuk

St. George’s Kilisesi’ne gelecek olursak Charlotte sadece her gün Roman’m yanında uyanmakla yetinirdi. Bütün geceler onun olabilirken kim sadece bir gece isterdi ki?
Reklam
Dudaklarını Charlotte’un boynunda gezdirdi. Kulağı- na, “Seni seviyorum çünkü sen yokluğunda yaşamak istemediğim inatçı ve gururlu bir kadınsın. İnceliksiz bir şekilde yaşlansan ve pörsüsen de senin bunu kabul edemeyecek kadar inatçı olacağına ve bana seni her zaman göreceğim bir tanrıça gibi görmem için gözdağı vereceğine güveniyorum,” dedi.
Roman öne doğru bir adım attı ve Charlotte’un bir tu- tam saçını parmağına doladı. Uzun bir süre cevap ver- medi. “Son zamanlarda beni memnun eden şeylerin seni memnun eden şeylere bağlı olduğunu öğrenmeye mahkûm oldum,” dedi. Charlotte, “Öyle mi? O zaman sana Trant’le evlenmeye dair bir isteğim olmadığını söylesem ne dersin?” diye sordu. Onun bedeninin rahatladığını hissedebiliyordu
Balın altında hafif çakıl taşlarını andıran sesiyle, “Se- nin özür dileyecek hiçbir nedenin yok. Ama öte yandan benim özür dileyeceğim çok şey var, yine de uzak dur- mam daha iyi olsa da dana dokunmadan yapamıyorum,” diye diğerlerinin duyamayacağı kadar alçak bir sesle fı- sıldadı. “Her şey daha iyi olacak. Yakında. Bundan sonra. Bu gece,” deyip birdenbire durdu. Neredeyse hiç kıpır- damıyordu. Eli hâlâ Charlotte’a dokunuyordu. Charlot- te sıçradı ve onun arkasındaki bir şeye baktığını gördü.
Charlotte’a karşı hissettiği bütün o derin arzular hâlâ duruyordu ama artık Charlotte’un da kendisine hükmetmek için aynı derece karşılık vereceğinden emindi. Ondan istediği, onun kendisine vermesine ihtiyacı olan şey de buydu.
Reklam