Charlotte, “Neden?” diye sordu.
“Onlarla güvende olursun.”
Charlotte, Roman’ın gömleğinin açık yakasının iki ke-
narından tutup onu sarsarak, “Seninle güvende olurum,”
dedi.
Roman, “Biliyorum,” deyip Charlotte’un bileklerini
tutarak göğsüne doğru geri itti ve onu duvara yaslayarak,
“Çünkü sana dokunmaya her kim cesaret ederse derisini
yüzerim,” dedi.
Sorun şuydu ki: Roman yanındayken de buna benzer
büyük bir mutluluk duyuyordu. O gülümsediğinde, yanagından makas aldığında, tehlike ateş saçarak bedeninde
dans ettiğinde. Roman bu hissin kaynağıydı ve onun içindeyken etkisi yüz kat daha artıyordu.
“Neden Roman? Sevgiyi bir kafes olarak mı görüyorsun? Yoksa sen kendini kafesin dışında duran hayvan olarak mı görüyorsun? Kanaryaya saldırmasın diye dışarıda
tutulan kedi olarak mı?” diye sordu.
Roman’ın koltuğuna yaslanmasını izledi. “Bu gece
maske yok mu, sevgili Ölüm?” diye sordu.
Roman hafifçe gülerek, “Biliyorum hata ettim,” dedi.
Charlotte da koltuğunda geriye yaslandı ve pelerinin
kenarlarını parmaklarına değdirip Roman’m tepkilerini
izleyerek, “Beni nereye götürüyorsun, çılgınlıklarımın efendisi" dedi.