“Kararlılık, kırılmayı bekleyen zincirler ve
hayatta kalma arzusuyla dolusun. Bu yüzden benim dikkatimi çektin. Ve bu yüzden seni Trant’ten aldım,” dedi
“Sana inanmıyorum.”
“İnanmıyor musun? Kendi değerini görmediğin için
mi? Ya da daha ziyade değerini bildiğin için mi? Çünkü
bence sen kendi değerini çok sık görüyorsun.”
Her gün aynada görüyordu.
“îlk seferde güzel ya da
değil unutulman kolay olsaydı da ikinci ve üçüncü sefer-
de seni unutmak imkânsızdı. Ve bu son sefer de ne yazık
ki senin kaderini belirledi,” dedi.