…“Ey kindar insan!” dedi. “Ne mutlu seni doğuran anaya! Şu gördüğün yaratık sağlığında gururlu bir adamdı. Hiçbir iyi hareket anısını süslemiyor. Görüntüsünün burada öfkeli olması bundan ileri geliyor. Dünyada bugün kendilerini çok büyük sanan daha niceleri var ki, burada, domuzlar gibi çamurların içine girecekler, arkalarında müthiş bir nefretten başka bir şey kalmayacak!”
Yeryüzündeki hayatları sırasında o denli akılsızca davranan insanlardır ki bunlar, paralarını pullarını hiçbir ölçü gözetmeksizin harcadılar. Dairenin, onları karşıt suçlarından ötürü ayıran iki noktasına geldiklerinde yükselen ulumaları bunu açıkça gösteriyor. Evet, papazdılar başları açık olanlar, yani papa ya da kardinal… Cimrilik bunlarda en üst kertesine varır.
Korkaklar, değil mi ki pasif kalmışlar, ömürleri boyunca şer ya da sevap yollarından hiçbirine girmemişlerdir, şimdi sonsuza dek bir tek bayrağın peşinden koşmaya zorunlu tutulmuşlardır; tatlı canları ise yabanarılarının, atsineklerinin iğneleriyle yanıp durmaktadır…