Ece

Ece

, bir kitap okudu
Puan vermedi·136 syf.·
7 günde okudu
·
2022 5. kitabı
Barış Bıçakçı
7.9/10 · 3.113 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"başsağlığına gelenler, karşılıklı iki duvarında başak’ın iki yağlı boyasının asılı durduğu salonda her an kalkacakmış gibi oturuyor, alçak sesle, tane tane konuşuyor ve sanki ellerinden utanıyorlardı. ellerini, acıya saygısızlık etmelerinden kortukları bu soytarıları, bacaklarının altına, dizlerinin arasına, koltukaltlarına saklıyor; her türlü hızın neşe olup göze batacağı bu ölü evinde ellerini çok yavaş hareket ettiriyor, olanaklıysa hareket ettirmiyorlardı. başka ellere ya da ikram edilen bir şeye uzanırken bu eller tek bir başparmak ve birbirine yapışık dört parmaktan oluşuyormuş gibi görünüyordu. bir şey göstermeleri gerektiğinde işaret parmakları gibi hiçbir zaman tam ileri uzanmıyor, boynu bükük duruyor ve eller bedenden çok uzaklaşmadan, gösterdikleri şeye çok yaklaşmadan hemen geri dönüyorlardı. bir konuşmayı söylenen bir şeyi desteklerken kafeslerinin kapısının açık olduğunu gören kuşlara benziyorlardı: kapı açık değilmiş gibi davranıyorlardı. her şeye razıydılar. başın altına yastık olabilirlerdi ya da gözler için siperlik. bir şeyler dilemek için yukarıdaki büyük, ürkütücü boşluğa doğru açılabilirlerdi. becerikli olmaları gerekmiyordu, üretmeleri gerekmiyordu. et ve kemiktiler. sahipleri evden ayrılırken anlamla sarmalanıyordu eller. omuza dokunulduğunda, bir kolu kavradığında, sırtı sıvazladığında. bir söz veriyor, vaatte bulunuyorlardı: yalnız değilsiniz, yanınızdayım, acınızı anlıyorum, hayat devam ediyor, ölenle ölünmüyor, yine geleceğim, bir ihtiyacınız olursa yapabileceğim bir şey olursa mutlaka arayın. söze dönüşüyordu eller, güvenilmez oluyorlardı bu yüzden. anlamları oluyordu, tabii hemen sonra anlamsızlıkları. asansörün kapısını açıyorlar, son bir kez sallanıyorlar ve ardından gözden yitiyorlardı. cesaretini toplayıp kendi ellerine bakıyordu
Sayfa 65·Kitabı okudu
7/10
·116 syf.··
2022 2. kitabı
hani bazen hikaye bambaşkadır, ama sen onun bambaşka birine hissettirdiklerini dinlediğinde kendini kendi hikayenden tanıdık bir hisse şutlanmış hissedersin. işte bu kitabı okurken bana tam şurda ondan oldu; “eskiden battaniyemin altına saklanıp yokmuş gibi yaptığım devin şimdi gözlerine bakıyorum. sonuçta onu hala yenemedim ama bu, aradaki farkı önemsiz kılar mı? sanmıyorum. dev öyle büyük ki arkasını göremiyorum ama derenin sesini duyuyorum. onunla savaşırsam çok yara alacağımı da biliyorum, yaralarımın eninde sonunda kabuk tutacağını da. ihtiyacım olan tek şey cesaret. kendim olma cesareti. şimdilik devle bakışıyoruz ama bir gün o şeftalilerden dilediğim kadar yiyeceğim. bu kez ağaç bana ait çünkü.”
O Zaman Gerçeği Nasıl Öğreneceğiz?Şeyma Ünal · Küsurat Yayınları · 2021588 okunma