Bana bir çay pişir. Bırakalım her şey kendi kendine düzene girsin: yavaş yavaş soyunalım. Bir şey kaybetmek korkusuyla yaşamayalım. Ne olacak endişesine kapılmayalım. Bırakalım zaman her şeyi halletsin. Bu söz bize korkunç gelmesin. Aynı ırmağa bir kere daha girelim!..
Kafam cam kırıklarıyla dolu doktor. Bu nedenle beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor, anlıyor musun? Bütün hayatım boyunca bu cam kırıklarını beyin zarımın üzerinde taşımak ve onları oynatmadan son derece hesaplı düşünmek zorundayım.
"İnsanları tanımıyorsun Hikmet oğlum."
Hikmet, uzandığı yerde, gözleri kapalı, albayın sözünü kesti: "daha önce hiç karşılaşmadım da bu ülkede, ondan albayım. Siz arada bana gösterseniz..."