Görünmez Kadın

Görünmez Kadın
637 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
7/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2021 18. kitabı
Bu sene, Türk kadın yazarları okumaya ağırlık verme planımın bir parçası olan kitaplardan biri daha bitti. Başa bela corona, ülkemizde görülmeden önce, bu kitapta diğerleriyle birlikte kargoyla evime gelmişti. Şimdilerde kitaplıkta duran, okumaya fırsat bulamadığım kitaplara uzanmaya, yıllar önce okuduklarımı da gözden geçirmeye başladım. Romanın konusuna gelince: Kitabın başında Eylül ile Emir'in yıllar önce ayrıldıklarını öğreniyoruz. Emir'e, hala sevdiği ve rüzgargülüm dediği genç kızla ilgili gelen bir haber onu yıkıyor ve geçmişe götürüyor. Ara geçişlerle, iki gencin aşkının nasıl başlayıp neden bittiğini öğreniyoruz. Kitap ilerledikçe, aslında hala birbirlerini sevdikleri hissediliyor. Kitabın içindeki pek çok şiir bu duygulara eşlik ediyor. Defalarca sınanan aşkın kurtulup kurtulamayacağını, iki gencin gururlarını yenip yenemeyeceklerini düşünüyor, merakla bekliyorsunuz. Kitabın arka kapağından bir söz. *Cesaret, hayatın biçtiği rol ne olursa olsun kendi kararlarını verebilmek ve sorumluluğunu üstlenebilmektir.
RüzgargülüEsra Algan · Gece Kitaplığı · 201911 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Görünmez Kadın

, bir kitap okudu
7/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2021 18. kitabı
Esra Algan
7.7/10 · 11 okunma
9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2021 17. kitabı
Birisi bana, "Tek mekanda geçen, karşılıklı konuşmalardan ibaret bir kitap okuyacaksın fakat şaşırma sakın, onu seveceksin," deseydi inanmazdım. Kitap okumak, oturduğun yerden macera yaşamaktır. Gidemediğin, hatta, asla gidemeyeceğin hayali diyarlara uzanmaktır. Bazen kanat edinip uçmak, bazen fersahlarca derinlere dalmaktır. Sonuç olarak bu kitabı okurken çok uzaklara gidemedim. Ama hem gerçek hayatın içinden kişiler ve olaylar sayesinde insan ruhunu görme fırsatım oldu, hem de kendi ruhumu. Gülseren Budayıcıoğlu, hastalarına terapi yapıp onları iyileştirirken, bir anlamda okuyucularını da iyileştirmeyi esas edinmiş gibi. Kitabın ana teması şu; duygusal ve fiziksel olarak şimdi nerede olduğumuz, geçmişimizde saklıdır. Doğduğumuz evler ve anne babamız bize şekil verir. İleride yapacağımız seçimleri (bunların en önemlileri eş ve iştir) çocukluğumuzda yaşadıklarımız belirler. *Sevilmeyi sever insanlar. Böylece kendi seçtiklerini değil, onları seçme cesaretini gösterenlere aşık olurlar. *Hastalığın sevgisizlikten, şifanın ise her zaman sevgiden, şefkatten geldiğini çok daha iyi biliyorum. *Affetmek, insanı özgürleştirir, zincirlerini kırar. *Sevgi her şeye dermandır.
Camdaki KızGülseren Budayıcıoğlu · Doğan Kitap · 201928,1bin okunma
8/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2021 16. kitabı
Samsun'da, yaşayan Kasımoğulları ve Tahiroğulları, yüz on yıl önce düşman ailelerdir. İktidar uğruna hamile kadınlar ve çocuklar katledilmiş, nice masum mezara girmiştir. Yıllar içinde hiç beklenmeyen bir şey olur ve Kasımoğullarının başına Seher isminde çok güzel bir kadın geçer. Bazıları tarafından öngörülen ama önlenemeyen bu durum, kadın ve çocuk cinayetlerini sonunda durdurur. Artık zalimlerin son durağı mezar olur. İktidarı ve güzelliği ile baş döndüren Seher'in en büyük derdi, bebeklerinin karnında ölmesidir. Bebek özlemiyle yanıp tutuşan kadın, bu soruna olmadık çareler arar. Durum öyle vahim bir hale gelir ki, Seher bu uğurda canını bile ortaya koyacaktır. Kitap çok ilginç karakterlerle bezenmişti. Seher'i milattan önce Samsun'da yaşadıkları söylenen Amazon kadınlarına çok benzettim. Çok güçlü, ama annelik yanıyla da oldukça yenik bir kadındı. Seher'in en has adamı, yardımcısı Halil ise sır bir kişilikti. Zaten kitabın sonunda onun kim olduğu açığa çıkıyor. Okuyucu Halil'in Seher'e platonik bir aşk duyduğundan şüphelenebilir ki, bence şüphelerin de haklılar. Kitabın sonunda olayları biz okuyuculara aktaran, ama adı gizlenen şairin kim olduğunu öğrenince çok şaşırdım. Seksen darbesinde haksız yere tutuklanıp, işkenceye uğrayan, tırnakları tek, tek söküldüğü için lakabı tırnaksız olan Kerim'in yaşadıkları çok acıydı. Herman'ın zalimliğine kızıp, mülteci çocuklara uzanan elini kırmak istiyorsunuz. O adamın sonu beni çok mutlu etti. Berbatın Nebbaşlarının, öldürdükleri adamları sonsuza kadar bulunamayacak şekilde saklama yöntemleri ürperticiydi. Kitabın sonu, yakın tarihlerde ülkemizin başına gelen çok korkunç bir eylemle bağlandı ki bunu hiç beklemiyordum. *Daha doğmadan, hiç ölmeyecekler safına katıldı. *Dünyada hiç bir kuvvet, yüreği intikam hırsı ile dolu
Doğmadan ÖlenlerHalit Yazıcı · Dante Kitap · 201984 okunma