Görünmez Kadın

Görünmez Kadın
637 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
İşte, güzel bir hikaye kitabı. İçinde, on iki tane, öykü var. Hepsi de birbirinden güzel ve özel. İlk öykü "Sesimi Duyan Var mı?" kitaba da adını vermiş. Benim de en sevdiklerimden biri oldu. Doksan dokuz depreminde yaşanan acı bir sahne ve cümle ile bitiyor hikaye. Özellikle Soğuk Yalnızlık, Bozacı, Şehit İsmail ve Tekerlekli Sandalye öykülerini çok sevdim. Güzel kalbini, kalemiyle bütünleyen Fatma Altuntaş'ın bu ilk kitabı, çok tadında. Önü çok açık bir yazar. Kitabının satışından elde edilen geliri, yardıma ihtiyacı olan insanlara harcayarak iyilikseverlikte de iyinin iyisi olduğunu gösteriyor. Tüm kalbimle yanındayım. *Her köşesini bilir gibi, kendi hanesine girer gibi, elini kolunu sallayarak bütün kuytuluklarına yerleşti sızı. *Birden bire başa dönmüş gibi hissetti kendini, ya da hep başta olduğunu. *"Umarsız, saatlerce, yalın ayak yürümüştüm yağmurda, ta ki sevgisinin sıcaklığı yüreğimden silinene kadar. " *"Saatler ayrılığı vurduğunda, yokluğunda uyandım." *Kontrol edebileceğin tek zaman, içinde olduğun andır.
Sesimi Duyan Var mı?Fatma Altuntaş · Mahlas · 013 okunma
Reklam

Görünmez Kadın

, bir kitap okudu
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
Fatma Altuntaş
9.6/10 · 13 okunma
Puan vermedi·479 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
“Beni hemen anlamalısın, çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum.” Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar kitabında Hikmet’e bu sözleri söyletiyor. Kendisi de anlaşılamadan öldüğü için, bu söz geleceğe bir ağıt sanki. Yaşarken kitapları 2. Baskısını bile yapamayan Atay, ölümünün ardından değere binmişti. Dünya tarihinde bir tek onun başına gelmedi bu durum. Pek çok düşünür, yazar ve sanatçı öldükten sonra değerlenmiştir. Ne yazık, ne acı, ama çok, çok gerçek. Tehlikeli Oyunlar kitabını okursanız mutlu olur, çok eğlenir, hayata daha güzel bakarsınız demek isterdim ama diyemiyorum. Eşinden boşandıktan sonra başka bir muhite taşınan ve farklı insanlarla dostluk kuran Hikmet Benol, düşüncelerinin içinde sıkışıp kalmış biri. Mutlu değil ve mutlu olmaya bile yakın değil. Hikmet’in düşüncelerini, hayata bakışını ve çevresine karşı duruşunu okudukça kendinizi bir fanusun içine kapatılmış gibi hissediyorsunuz. Onun zihninde bir yerlerde hapis kalma hissi okuma süresince size acı veriyor. Her bir cümleyi, her kelimeyi kaçırmayayım diye kendinize yüklendikçe, beyninize sanki cam kırıkları batıyor. Atay, ışık hızında akacak sözleri, sayfalara pıt, pıt yerleştirivermiş. Hayran olmamak elde değil. Yorulup, okumaya ara verdiğinizde, Hikmet oradan size nanik yapıp gülüyor. “Çok mu acı verdi diyor, korkuyor musun gerçekleri duymaya?” Dudak büküp, “Yooo,” diyorsunuz. “Ne korkması, o da nereden çıktı?” Aslında korkuyorsunuz, gerçek bu. Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar kitabıyla elini kaldırıp, insanoğluna adeta bir Osmanlı Tokadı atıyor. Yapıştığınız yerden, kalkın kalkabilirseniz. Neyse, böylesi bir zihin yorgunluğuna çay iyi gider değil mi? Gidip çayımı içeyim ve bir süreliğine, yani kısa bir süre (bu beyin sarsıntıları iyidir) Oğuz
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,8bin okunma
8/10
·256 syf.··
2021 4. kitabı
Bir kitap düşünün. Kırk altı yazarın eli dokunmuş ona. Kırk altı kalem, tıkır, tıkır oynamış beyaz sayfaların üzerinde. Kırk altı damla gözyaşı akmış, sayfanın dokuları arasına. Yazarların her biri hayatlarının dönüm noktasını yazmak için güçlerini birleştirmiş. Sonunda her biri ayrı bir acıya, hayale, yaşanmışlığa sahip bir eser çıkmış ortaya. Bizlere de onu okumak ve sevmek düşmüş. Bu esere hayat veren tüm yazarlara teşekkür ediyor, kalemleri daim olsun diyorum. KİTAPTAN ALINTILAR *Çevremdeki insanlar bilmez ruhumun kaç yaşında olduğunu. Bedenimin yaşıyla ilgilenirler sadece. *Yaşam heybesinde bir çok şey birikiyor, zaman zaman önümüze koyup, gülümsüyoruz. *Filmlerde bazı sahneler nasıl hayattan alınıyorsa, hayatta da bazı sahneler film gibi yaşanmıyor mu? *Nice kara geceler sabahların ışığıyla yer değiştirirmiş. *Ne yaşamdan vazgeçerim, ne yazmaktan. Çünkü bilirim ki vazgeçersem yenilirim. *Müstehzi bir ifadeyle (Müstehzi kelimesinin ne anlama geldiğini bilmediğini belli edercesine) baktı. *İnsanların tümü hayatımıza onları saralım sarmalayalım diye girmiyor. Bazıları da ömrün içine serpilmiş imtihanlar. *"Yaşamak, doğururken doğmaktır kızım," dedi.
Hayatımın Dönüm NoktasıAyşegül Poyrazoğlu · Sıfır Yayınları · 202029 okunma