"insan, insan kardeşlerinin sırtından geçinerek rahat rahat yaşamanın ve sefa sürmenin tadını çıkarmış, Gereksinim'i kendine şiar edinmiş, zamanı gelince de o Gereksinim kendi başına dert olmuştu."
"Yukarıdünyalılar'ın eksiksiz bir güvence içinde olmaları, onları yavaş yavaş yozlaştırmaya, beden, güç ve zeka bakımından genel bir gerilemeye yöneltmişti."
"Sonra birden içinde bulunduğum durumun gülünçlüğü geldi aklıma: Geleceğe varabilmek için onca yıl nasıl çalışıp çabaladığımı düşündüm, oysa şimdi kafamı gelecekten kaçıp kurtulmaya takmıştım. Bir insanın kurup kurabileceği en çapraşık, en umarsız tuzağı kurmuştum kendime. Kendi elimle içinden çıkılmaz bir duruma sokmuştum kendimi. "
"Bir inancım daha var ki bunu bana kimse öğretmedi, ben de nadiren dile getiririm ama bana huzur verir ve dört elle sarılırım çünkü umut kaynağıdır; Öbür Dünya'yı korku dolu bir cehennem değil, huzur içinde dinlenilecek kutsal bir yuva yapar. Bu inanç sayesinde suçluyla suç arasındaki ayrımı da çok net ayırt edebilirim. Böylece işlenen suçtan iğrensem bile suçluyu yürekten affedebilirim bu inanç sayesinde kalbimde intikam duygusuna yer yoktur;aşağılanmak beni asla yıldırmaz, haksızlığa uğramak kahretmez. Sadece sonu düşünerek huzur içinde yaşarım. "