"Bence hayat kin gütmek ve yapılan haksızlıkların çetelesini tutmak için çok kısa. Bu dünyadaki herkesin kusurları var;kusursuz tek bir kişi bile yok. Ama inanıyorum ki fani bedenlerimizle birlikte bunları da geride bırakacağımız, bütün kusurlarımızın ve günahlarımızın bu hantal et parçasından sıyrılacağı ve geriye kalan tek şeyin ruhun parıltısı olacağı o gün gelecek. "
"Ben böyle düşünüyorum Helen. Onları mutlu etmek için elimden geleni yaptığım halde beni sevmemekte ısrar edenleri sevmek zorunda değilim. Haksız yere beni cezalandıranlara karşı koymam gerekir. Bana şefkat gösterenleri sevmem ve hak ettiğimde cezaya boyun eğmem kadar doğal bir şey bu. "
"Sana acımasız davranan ve haksızlık eden kişilere karşı nazik ve itaatkar olursan kötü insanlar istediklerini yaparlar. Asla korkmazlar ve bu yüzden değişmezler, hatta gitgide daha da kötüleşirler."
Hatice, ilk zamanlar hiç aklında olmadığı halde, zaman geçtikçe yakından tanıdığı ve ahlakına hayran kaldığı Muhammed'in aradığı hayat arkadaşı olabileceğini düşünmeye başladı. O'nun bu düşüncesi kavminin kendisi için bir sıfat olarak kullandığı 'tahire' isminin gereğine uygundu. 'Tahire' ye uygun olan ancak bir 'tahir' di ve 'tahir' de Muhammed'den başkası değildi.