Mutsuz olmak için harcadığın tek bir an sana geri gelmeyecek. Yaşamının ne zaman başladığını biliyorsun, ama ne zaman biteceğini bilmiyorsun. Yaşadığımız her saniye bize sunulmuş bir hediyedir ve onu ziyan etmememiz gerekir. Mutluluk şimdiki zamanda yaşanır.
“Solene gülümsedi, belki asla yazar olmayacaktı, asla büyük bir romancı olmayacaktı, ama o bir kalemdi ve evet, bundan da gurur duyuyordu; hayattan yedikleri bütün darbelere rağmen başları daima dik olan (…) bu kadınların hizmetindeki bir sinek kuşu kalemdi o.”
Laetitia Colombani’den bir çırpıda okunacak iki kadın hikayesi. Saç Örgüsü romanından sonra yine aynı üslupla yazılmış bir roman daha.
Bu sefer iki kadın hikayesini anlatıyor gibi gözüksede Kadın Saray’ının sakinlerinin hayat hikayelerini sunuyor bize. Bütün kadınların ortak bir amacı var: dayanışma.
20yy Fransa’sında dönemin zorlu şartlarına baş kaldıran Blanche, o devirde herkese ve herşeye rağmen zor şartlarda yaşayan kadınları ve çocukları kurtarmaya onlara bir yuva vermeye söz vermişti. Ama nerden bilebilirdi ki 1 asır sonra bile yine bir kadının hayatını değiştireceğini. Solene ise bütün tükenmişliğiyle birlikte Kadın Sarayı’ndan içeri adım attığı anda hayatının değişeceğini nereden bilebilirdi.