Geçmişin toplumsal yapılanması üç dayanağın üzerinde duruyordu: rahip, kral, cellat. Uzun süre önce bir ses: Tanrılar gidiyor! dedi. Son olarak başka bir ses yükselip haykırdı :Krallar gidiyor! Şimdi üçüncü bir sesin yükselmesinin zamanıdır ; cellat gidiyor!
Eski bir toplum bu şekilde yavaş yavaş çökecek ;böylece kader geçmişib yok olmasını tamamlayacak.
Monsenyörler, onlarca yıldır sömürüp iliğini kemiğini kuruttukları bu köyleri, avlanma zevklerini tatmin etmek dışında nadiren şerflendirmişlerdi; kimi zaman insan avlanmışlardı, kimi zamansa soyları devam ettirebilsinler diye el değmemiş, boş alanlar tahsis ettikleri vahşi hayvanları. Hayır, değişiklik bu değildi. Değişiklik, Monsenyörlerin şahsında vücut bulan, yontulup rafine edilerek güzeleştirilmiş ve kutsanmış üst sınıfların ortadan kaybolmasından ziyade alt sınıfların yüzlerinin görünür hale gelmesiydi.