Bu savaştı. İşte savaş buydu! Oyun veya şaka değildi, savaş: Ölmek ya da öldürmekti. Çirkindi, mantıksızdı, ilkeldi. Bu güzel havada, bu güzel Ege denizinde, bu güzel yaşımızda, tanımadığımız birilerinin memleketinde ölmek akıllıca bir şey değildi. Hiç değildi. (...) Birkaç saat önce "Bugün hayatımın en güzel günü olacak!" diye gürleyen Russell'a baktım, göğsü hızla inip kalkıyor, çene kasları titriyordu.
Gelibolu kitabının henüz 34. sayfasında olmama rağmen kitaba karşı çok büyük bir hayranlık besliyorum. Sadece 34 sayfasını okuduğum bu kitabın beni böylesine etkilemesi gerçekten müthiş. Tabii sonrasında ne olur bilemem ama şimdiden çok öneriyor, bitirdiğim an incelemesini girmek için sabırsızlanıyorum.