“Peki altın arayıp da bulmayı
beceremeyen öteki simyacılar neden başaramıyorlar bu işi?”
“Altın aramakla yetiniyorlar. Menkıbe’nin kendini yaşamak istemeksizin Kişisel Menkıbe’lerinin hazinesini arıyorlar.”
“Bulduğun şey, saf maddeden yapılmışsa hiçbir zaman çürümeyecektir. Ve oraya bir gün geri döneceksin. Bir yıldız patlaması gibi bir anlık ışıktan başka bir şey değilse o zaman geri dönüşünde hiçbir şey bulamayacaksın. Gene de en azından bir ışık patlması görmüş olacaksın. Yalnızca bu bile, yaşamış olmanın zahmetine değer.”
“Çalışmanın bu ilk evresi,” dedi. “Karışık kükürdü saflaştırmam gerekiyor. Ve bunu gerçekleştirmek için, başarısızlığa uğramaktan korkmamak zorundayım. Başarısızlığa uğramak korkusu, şimdiye kadar Büyük Yapıt’a girişmeme hep engel oldu. On yıl önce başlamam gereken şeye ancak şimdi başlayabiliyorum. Ama yirmi yıl beklediğim için de mutluyum.”
“Her şeyi temel kural yönlendiriyor,” dedi. “Buna simyada Evrenin Ruhu adı verilir. Bütün kalbimizle bir şey istediğimiz zaman, Evrenin Ruhu’na daha yakın oluruz. Olumlu bir güçtür.