Beni her biri farklı tatlıda olan çay paketlerinin kasa çekmecesindeki para gözlerine boşalttı. Kokuşmuş otlu çay, tahta kurulu çay ,sarımsaklı çay ,ısırganlı çay ,nohutlu ,çay yüzgeçli çay…
başını çevirip gayet mutlu görünen Wilbur’a baktı. Senin için hava hoş! Dedi. Postu sayesinde hiç rahatın bozulmuyor! Aşağı indiklerinde beni bir şey demedi. Eve giderken de ağzından tek söz çıkmadı. Alışveriş torbalarını yerine koyarken de konuşmadı. Sessizce durdu ve çenesini kaşıyarak, çeşitli farklı tonlarda •hımm• yapmaya başladı-•hımm,hımmm, hımm?
Bende büyüğüm,yetişkinim hatta çocuklarım var ama onlara okul anılarımı anlatmam okula nasıl başladigimi da anlatmam. Okulun ilk günü neler hissettigimi de okulların anılarından daha iyi bir hikayem var ben onlara okula nasıl başlayamadığımı anlatırım çok istememe rağmen okul nasıl Gidemediğimi okulun kapısından içeri girmenin en büyük çocukluk hayalim olduğunu anlatırım onlar bu hikayeyi geceler boyunca dinlerler dinlerken uyuyakalırlar ertesi gece onu da ertesi gece daha da ertesi gece ve sonraki geceler boyunca devam ederiz çünkü bu gerçekten uzun bir hikaye bu çavuşun siyah ve korkutucu bıyıklar kadar uzun ve sinir bozucu hikaye
şu an bulunduğum yerden çok uzak bir yerde doğdum. Dünyanın ne olduğunu hiç bilmeden, içimdeki sesi dinleyip attım adımlarımı.Bazı zamanlar çok korktum,bazi zamanlarsa içimi ısıttı dünyanın güzelliği…
A-aaa, galiba bir ormana düşmüşüz!” dedi vini. “Peki Vendi’nin partisi ne olacak şimdi? Geç kalırsak sinirden gazoz gibi köpürür!İstediği gibi görünmezsem de köpürür.