"Oralarda fazla konuşmak ayıp..." diyor Şermin Yaşar Anadolu'nun küçük bir köyündeki yaşamını anlatırken, "Epey bir süre izledim, dinledim, şaşırdım ve yaşadım." Ve her kitap bir
Kesinlikle çocuk kitapları büyükler için yazılmış olmalı. Hayata onların gözünden bakmak o kadar fark ettiriyor ki. İlkokul'a giden küçük kuzenime hediye edilmiş bu kitap daha ince düşünceli ve birazda olsa saf bir gözle dünyaya bakabileceğimizi anlatıyor. Son olarak
Alıntı
Güneşe yönelen bir bitkiye neden ayçiçeği denirki. Şermin Yaşar
Lo annesi ve babası ile tarlalarda çalışan okula gitme hayali kuran bir çocuktur.Tarlaya yakın çadırda yaşamaktadırlar ve birde köpekleri vardır.Lo hep okulla ilgili hayaller kurar ve zeki bir çocuktur ve kendi kendine okuma yazma öğrenmiştir.
Kitabı çok beğenerek okudum tavsiye ederim.
İnsan bir şeyi yürekten çok isterse ve bunun için elinden geleni yaparsa er geç isteğine ulaşır.Herkes eşit şartlarda dünyaya gelmiyor ki. Lo da onlardan biriydi.Mevsimlik işçi olarak çalışan ailede dünyaya gelmişti.İşte kitap tam olarak burada başlıyor.Lo'nun başından geçenleri konu alan bu kitabı tavsiye eder keyifli okumalar dilerim.
Bir çocuk kitabını kendi küçük yiğenimden dinledim o kadar heyecanla anlattık ki bana “teyze biliyor musun Yüksel diye bir çocuk herkes ona Lo diyor hatta çadırda yaşıyorlar biz sadece depremde
Müthiş bir kitap. Öncelikle her yetişkinin ve sonrasında yaş grubu uygun her çocuğun okuması gerekli. Hatta bu kitabı okuyup okutup çocuklarla üzerine tahlil yapılmalı. Bir çocuğun okula gitme arzusunun gücü, bunun için aklına gelen her türlü yolu denemesi, yetişkinlerin o çocuğun belki bir kez gözlerine dikkatle bakmaması yüzünden hiç derdine kulak asmamaları, bir şeyleri ziyan etmemek için neredeyse hayatlarını ziyan etmeleri, en güzeli de binbir emekle elde ettiği kazanımları bir çocuğun unutmaması ve yetişkin olunca kendisi gibi olan çocuklar için elinden geleni yapması. Derler ya pamuk gibi olduk diye sonu öyleydi ama okurken zaman zaman hayıflandım, üzüldüm. Çünkü hikaye çok gerçek bir yerden geliyordu ve gerçek hayatta sonu her zaman bu kitaptaki gibi umut verici olmuyordu.
Öncelikle kitap mükemmel .Bana bu kitabı veren arkadaşıma çok teşekkür ediyorum .Kitabı öğleden sonra okumaya başladım ve şimdi bitti.Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum
Bu kitabı bir çocuk kitabı olarak değerlendirmeyin. Bu kitap her çocuğun hakkı olan eğitimin önemine değiniyor. Her çocuğun yüreğinde olan okuma isteğini anlatıyor. İsteyen her çocuğun hayallerini
Kitabı çok beğendim.Herkese öneririm kitabın konusu:Çadır alanında yaşayan bir topluluğun hikayesi. Kitapta Yüksel yani Lo diye bir çocuğun okula gitme hayali. Şermin Yaşar
1982’de Berlin’de doğdu. Şans eseri başlayan bu Avrupai yaşam, bir yıl sonra sona erdi ve kendimi Anadolu’nun küçük bir köyünde buldum. Epey bir süre izledim, dinledim, şaşırdım ve yaşadım. Oralarda fazla konuşmak ayıp, uydurmak yalana eş değer, yaratıcılık ise tuhaflık sayıldığından ben de hikayelerimi anlatmayı kesip yazmaya başladım. Yazmak sürükleyiciydi, bir Edebiyat Fakültesinin Türk Dili ve Edebiyatı bölümüne kadar sürüklendim. Tahsili ilerletip yüksek lisansımı tamamladım ve para kazanabilmek gayesiyle dolanırken kendimi bir reklam ajansında reklam yazarı olarak buldum. Yaratıcılık, sabır ve uydurabilme yeteneği gerektiren bu meslekte iyi sıkıyor olmalıydım ki, işler ilerledi. Şimdilerde kerli ferli bir reklam ajansının yaratıcı grup başkanlığını yürütmekteyim. Yaratıcılığı farklı anlamış olmalıyım, iki yıl içerisinde 3 çocuk dünyaya getirerek, profesyonel bir anne oldum. Yazdığım ama basiretsizliğim yüzünden yayınlatmadığım bir çuval hikayeyi dolaba kaldırıp çocuklarla yaşadıklarımı yazmaya başladım. Esasen annelik dediğin şey zaman zaman bir çeşit bilim kurgudan, kurmacadan, zaman zaman hoş bir hikayeden öte bir şey değildi. 33 yaşında 3 çocuk annesi bir iş kadınıydım.
Başlarım Şimdi Anneliğe, Tarihi Hoşça Kal Lokantası, Dedemin Bakkalı gibi kitapları ile tanınmıştır.
2021 yılında Deli Tarla kitabıyla Sait Faik Hikâye Armağanı'na layık görüldü. Yazar, 2017'den önce kitaplarında "Şermin Çarkacı" adını kullanmıştır.