Nihayetinde kitapların keşfi bizim için bir tür kaçış değil, can sıkıntımızı hafifletici bir eylemdi. Onu beyaz ve balçık olarak hayal edebiliyordum: okumak bir çamur deryasına dalmak gibiydi. Saatlerce onun içine batmış halde kalıyordum; bedenim pörsüyor, balçıklı su gözeneklerimden içeri sızıyordu. Ansızın her şeyin bir anlam kazandığını, bedenlendiğini hissediyordum…
İnsan bazen değişiklik isteyebilir; daralmıştır, ruhu sıkılmıştır, düşüncelerini taşıyamamıştır. Gitmek istemiş, gidememiştir. Kalmak istemiş, kalamamıştır.