Yahudi soykırımı efsanesi herkesin işine geliyordu. Çünkü bundan “tarihin en büyük soykırımı” diye bahsetmek, Batılı sömürgeciler için (Amerika yerlilerinin toplu kırımı ve Afrikalı kölelerin ticareti gibi) kendi cinayetlerini unutturmak; Stalin içinse, vahşi zulümlerinin üzerine sünger çekmek demekti.
…tarih, kin vaizlerinin entellektüel terörizminden yakasını kurtarabilmek için, sürekli bir revizyon’u/gözden geçirme’yi gerektirmektedir. Tarih ya revizyonist/gözden geçirmecidir, ya da tahrif edilmiş bir propagandadır.
İsrail Anayasa Mahkemesi’nde hâkimlik yapmış olan Haim Cohen şu tespitte bulunur: “Talihin acı cilvesine bakın ki Naziler tarafından savunulan ve Nürnberg’in yüzkarası kanunlarına ilham kaynağı olan ırkçı ve biyolojik tezlerin aynıları, İsrail devletinin bağrında Yahudilik’in tarifinde temel vazifesi görüyorlar.”
Hangi tanrı bu kadar kalitesiz canlılar yaratır bilemiyorum! Ne karınca ve arıların içgüdülerine ne de insan türünün bilgeliğine sahiplerdi. Onları yaratan tanrı bir tür şaka yapmak istemiş olmalıydı herhalde. Okulları vardı ama eğitimleri yoktu. Siyasetçileri vardı ama siyasetleri yoktu. İnsanlar vardı ama insanlık yoktu. Yüzleri vardı ama utanmaları yoktu. Bu çok abartılı bir şaka gibiydi gerçekten.