Kendimi bildim bileli, kendine verdiği sözlere sadık kalmamış, dalgacı bir hayalciyimdir ben....
İnandığım şeylere iman etmedim. Ellerimi, altın adını verdiğim kumlarla doldurdum, sonra avuçlarımı açıp kumu akıttım. Cümle, benim biricik gerçekliğimdi.Cümle söylendiği anda her şey tamamlanmış demekti, geri kalanı kumdu sadece, baştan beri olduğu gibi.
“Tek gerçek hazzı yalnızlıkta buldum.”
“Yalnızlık benim kalemdir.”
“Orası sandalyemin, masamın, yatağımın, imbatımın ve güneşimin olduğu yerdir.”.....
Düşlediğim için, ben ben değilim.
Zihnim düş alemine dalıyor. Şu an yazdığımı daha önce de yazdığıma eminim. Hatırlıyorum. Ve bende var olduğunu düşleyen o varlığa soruyorum, yoksa bu duygusal platonizm aslında daha belirgin bir hastalık öyküsümü, şimdiki hayatın eski bir hayatta bıraktığı başka bir anı mı diye...