..ağladım; bunca mutluluk ve minnetten değil, hayatın bu kadar basit olduğu ve biz de onu kabul edecek kadar basit olsaydık ne kadar kolay olacağı fikrine ağladım.
Ben daima müziğin sessizlikten ve kendini dışa vurmaya çalışan sessizliğin esrarından ibaret olması gerektiğini düşünmüşümdür. Mesela bir çeşmeyi ele alın. Sessiz akan su olukları doldurur, oralarda birikir, taşar ve düşen damla seslidir. Ben daima müziğin sadece çok büyük bir sessizliğin taşan kısmı olması gerektiğini düşünmüşümdür.
İçime peşinen dehşet salan şeyde bunca sadelik olduğunu tahayyül etmemiştim: günahın kolaylığı nedameti engelliyordu. Hazzın bana öğrettiği bu sadeliği daha sonraları büyük yoksullukta, acıda, hastalıkta, ölümde, yani başkalarının ölümünde yeniden buldum, ve umarım günün birinde kendi ölümüm de yeniden bulurum.