Zygmunt Bauman bu kısa kitabında eşitsizlik kavramını ele alıyor. Günümüzde yaşadığımız eşitsizliğin ne boyutta olduğunu ayrıca bu eşitsizliğe nasıl sürüklendiğimizi ve nasıl alıştığımızı anlatıyor.
Bauman, düşüncelerini birtakım sayısal veriler ve ekonomi-iktisat alanında uzman kişilerden kanıt göstererek gözler önüne seriyor.
Çoğunluğun iyiliğini sağlamanın en iyi yolunun az
sayıda insanın yeteneğini cilalayıp parlatmak ve destekleyip ödüllendirmek olduğuna inanmak doğrultusunda eğitildik ve talim ettirildik.
Sosyal konumumuzu ve hayatta başarılı olmak için girdiğimiz yarışta puanımızı belirleyen başlıca kıstas, alışveriş faaliyetlerimizin ve bir tüketim objesini "daha yenisi ve iyisi" ile değiştirmekteki rahatlığımızın seviyesidir. Dertlerden uzaklaşıp memnuniyete doğru giden yolda karşılaştığımız tüm sorunların çözümünü mağazalarda arıyoruz. Beşikten mezara kadar, mağazaları yaşamlarımızın ve ortak yaşamların tüm hastalıklarını ve ıstıraplarını iyileştirecek ya da en azından hafifletecek ilaçlarla dolu eczaneler olarak görmeye alıştırılıp, bu yönde eğitiliyoruz. Böylece, mağazalar ve alışveriş tam ve gerçek anlamıyla uhrevi bir boyut kazanıyor.
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Uzaktan bir bulut geçer
Karanlık bir çocukluk bulutu
Gerçeküstücü bir ressam
Dünyayı değiştirmeye başlar
Kuş sesleri, haykırışlar
Denizin ve kırların
Rengi birbirine karışır