Sapkınlar entelletueldi, bu nedenle de entellektueller sapkın olmasa bile şüpheliyfi. Boyle bir kıyas gelişti. Entellektüel sadeliğe ya da-daha az pohpohlayıci bir isim vermek gerekirse-cehalete methiyeler düzülüyordu.
Sayfa 152 - Bircok yobaz Hristiyan din adami akademik ögrenimi süpheli göruyordu.
Hristiyanlık hikayesinin, kitap tutkunu keşişlerden ve ozenli mustensihlerden dünyalar kadar uzakta başka bir yönü daha vardi. Bazı filozoflarin nasil dövüldüğu, işkence gördüğu, sorguya çekildiği, sürgüne gönderildiği ve inançlarinın yasaklandığı hakkinda daha az görkemli bir hikaye; aydınların korku içinde kendi kütüphanelerini nasıl ateşe verdiklerinin hikayesi ve her şeyden önce kaybolanlarin hikayesi: Edebiyatin özgürlügunu nasil kaybettiğinin, felsefi münazaralardan bazı konularin nasıl cıkarıldiğinin -ve ardından tarihin tozlu sayfalarindan silinmeye başlamaya bırakilmasının- hikayesi. Sessizliğin hikayesiydi bu.
Sayfa 146 - Klasik Dunyanın Hristiyanlar tarafindan Yıkılışı
Iskenderiye'nin yasayan en büyük matematikçisini (Hypatia) kiliseye sürüklediler. Iceri girer girmez üstünden elbiselerini yırttılar, kırık çanak çömlek parcalarını bıçak olarak kullanarak derisini yüzdüler. Bazıları gözlerini oyarken hala nefes aldıgını söylüyordu. Öldüğünde vücudunu parçalara ayirmaya devam ettiler ve " aklın aydinlık çocugu"ndan geriye kalanlari ateşe atıp yaktılar.