Karyola diye kullandığım kerevetten küçük küçük tahta parçaları koparıp emiyordum. İçimde bütün gün dinmek bilmeyen bir bulantı vardı. Kimseye zararı dokunmayan bir şeyden ne diye yoksun bırakıldığımı anlayamıyordum. Sonraları , bunun da cezaya dahil olduğunu anladım. Ama o zaman, artık sigara içmemeye alışmıştım, bu da benim için ceza olmaktan çıkmıştı.
Bazı şeyler var ki bunları söz konusu etmekten hiç hoşlanmadım. Hapse girdiğim zaman, hayatımın bu kısmından bahsetmekten hiçbir zaman hoşlanmayacağımı aradan bir kaç gün geçince anlayıverdim.
Her şeyin tamam olması ve kendimi daha az yalnız hissedebilmem için, idam günümde çok seyirci bulunmasından ve bunların beni hınç dolu haykırışlarla karşılamalarından başka isteyecek bir şeyim kalmamıştı.
Yazar bir insanın dünyaya yaşama nasıl yabancılaştığını onu çevredeki birçok şey etkilemeyip, kendi iç dünyasında aslında yaşamın ne kadar basit olduğunu karaktere yansıtmıştır. Farketmemek eylemi üzerinde durmuş olan yazar evlenme , arkadaşlık ve ölüm gibi duyguların karakteri etkilemeyip topluma yabancılaşmasını anlatmıştır.Kimi zaman bizde böyle olmaz mıyız ?