Aytmatov… Her okumamda aynı lezzet. Her okumamda yazılarını içtiğimi hissettiriyor bana. Yine aynı coğrafya içerisinde iç içe geçmiş anlatılarıyla sarıyor sarmalıyor bizi. Tertemiz dili, betimlemeleri, tanımlamaları, kavramları ve varlıkları ifade edişi ayrı ayrı tatlarda; sanki tam da “Evet ya, işte ben de böyle hissetmiştim!” dediğiniz türden. Her kitabında ayrı bir dünya. Kültürün, sosyal hayatın, anlatılan dönemin siyasi yapısının karakterler üzerinden çok iyi anlatıldığı içimize işleyen bir kitaptı Cengiz Han’a Küsen Bulut. Özek bozkırında hem Cengiz Han ile ilgili anlatılan metin hem Stalin Dönemi’nde aynı coğrafyada yaşananlar merak olgusunun ön planda tutularak anlatıldığı ve bağlantılarının kurdurulduğu bir anlatıya dönüşmüş. Kısaca son bir şey diyecek olursam: Aytmatov okuyalım, okutturalım..