Ben burada Leyla'nın elini tutuyorum dünyanın öbür ucunda volkanik patlamalar gerçekleşiyor. Leyla başını omzuma koyunca beklenmedik bir fırtına kopuyor dünyanın herhangi bir yerinde. Göz göze gelmemiz bile yetiyor gökyüzünden yıldırımlar indirmeye. Başta pek oralı olmadım ama bir araya gelmemizin dünyanın dengesini bozduğuna inanmaya başladım zamanla. Leyla'yla beraberken ne yapacağımı nasıl davranacağımı şaşırır oldum artık. Hani tek tarafı bozuk kulaklıkla müzik dinlemeye çalışıesın da o bozuk olan tarafın kablosunu kıvırırsın olmaz, sıkıştırırsın olmaz, çekiştirirsin, eğersin, bükersin ve sonunda ses gelmeye başlar ya, sen de aman bozulmasın tekrar diye kımıldamadan dinlersin müziğini. Gönül şarkıyı eşlik etmek ister, sesini çıkarmadan avaz avaz bağırmak ister, klip çekermişcesine hareketler sergilemek ister ama nafile. Put gibi durup dinlersin sadece. Heh işte Leyla'yla ilişkimiz tam olarak bu şekilde ilerliyor bizim de. Dilden dile dolaşan efsane aşıklar olacağız derken bozuk kulaklık olduk resmen.