eda katipoğlu

eda katipoğlu
@edakatipogluu
Derinlik sarhoşluğu dedikleri şey yaşıyorum sanki şu an.Suyun altında nefes almaya çalışıyorum çaresizce.Önce başın döner, sonra gözlerin kararır ve ardından bilincini yitirirsin. İşler bir kere kötü gitmeye başladığında durduramazsın. ardı arkası kesilmez. Dibe battıkça batarsın. Bir noktadan sonra her şeyin normale dönmesi için değil de işlerin bundan daha kötüye gitmemesi için dua edersin. İşte ben de tam o noktadayım. Duvarlar üzerime üzerime geliyor, zemin ayağımın altından kayıp gidiyordu sanki.
Sayfa 221·Kitabı okudu
Reklam
Bak delikanlı, hayat sandığımızdan daha karmaşıktır. Her kaos kendi düzenini yaratır. Ve inan bana son diye bi' şey yoktur. Sadece başlangıç vardır. Her son başka bi' başlangıcı doğurur. Ben yeni başlangıçlara inanıyorum. Bi' kızı sevdin diye dünyanın sonu geldiyse bundan sana ne. Unutma, sen kimseye bi' sey borçlu değilsin delikanli. İnsanlık kurtarılmayı hak etmiyo. Herkes kendi başının çaresine bakmalı. O yüzden dünyayı kurtarma işini boktan çizgi roman kahramanlarına bırak ve git aşkını doya doya yaşa. Yapacağın son şey bu olsa bile.
Sayfa 215·Kitabı okudu
İnsanın bilinci yerinde olup da idrak etme yetisini tümüyle kaybettiği anlar vardır. Hiçbir şey bilmediğin dersten sözlüye kalktığın an gibi. Bütün sınıfınn karşısında dikilip hocanın soracağı soruyu beklersin. O an değil cevabı, soruyu bile anlamazsın. Birtakım kelimeler çalınır kulağına fakat onları bir araya getirip de anlamlandıramazsın. Biçare gözlerle arkadaşlarına bakarsın, onlardan bir yardım eli beklersin ama nafile. Senin o perişan haline sırıtmaktan başka bir şey yapmaz şerefsizler.
Sayfa 208·Kitabı okudu
Ben burada Leyla'nın elini tutuyorum dünyanın öbür ucunda volkanik patlamalar gerçekleşiyor. Leyla başını omzuma koyunca beklenmedik bir fırtına kopuyor dünyanın herhangi bir yerinde. Göz göze gelmemiz bile yetiyor gökyüzünden yıldırımlar indirmeye. Başta pek oralı olmadım ama bir araya gelmemizin dünyanın dengesini bozduğuna inanmaya başladım zamanla. Leyla'yla beraberken ne yapacağımı nasıl davranacağımı şaşırır oldum artık. Hani tek tarafı bozuk kulaklıkla müzik dinlemeye çalışıesın da o bozuk olan tarafın kablosunu kıvırırsın olmaz, sıkıştırırsın olmaz, çekiştirirsin, eğersin, bükersin ve sonunda ses gelmeye başlar ya, sen de aman bozulmasın tekrar diye kımıldamadan dinlersin müziğini. Gönül şarkıyı eşlik etmek ister, sesini çıkarmadan avaz avaz bağırmak ister, klip çekermişcesine hareketler sergilemek ister ama nafile. Put gibi durup dinlersin sadece. Heh işte Leyla'yla ilişkimiz tam olarak bu şekilde ilerliyor bizim de. Dilden dile dolaşan efsane aşıklar olacağız derken bozuk kulaklık olduk resmen.
Sayfa 200·Kitabı okudu
Çok fena koyuyormuş adama arkadaşım dediğin bir insanın ihaneti. Hayat dediğin uzun bir yol. Ve bu yolda seninle beraber yürüyen insanlar var, yolda kaldığın zaman sana yardım edebilmek için. Yolda rastladıkların var, yanındakilerin kıymetini daha iyi anlayabilmen için. Yoluna taş koyanlar var, yürüdüğün yolu zehir etmek için. Bir de seni yarı yolda bırakanlar var, kendi başının çaresine bakabilmeyi öğrenebilmen için. Herkesin kendi doğrusu var ve herkes kendine göre haklı bu hayatta. Bu yüzden sonuca varmıyor hiçbir tartışma
Sayfa 185·Kitabı okudu
Reklam