Annenle babanın da seni doğurmaya karar verirken, senin bugün olduğundan daha akıllıca davrandığını düşünmüyordun. Onların kararındaki bencillik, hafiflik karşısında şaşırıp kalıyordun. Olduğun kişiyi, olmanı istedikleri kişiden çok daha az isteyeceklerini düşünüyordun. Kendini bir sahtekar gibi hissediyordun, çünkü onları düş kırıklığına uğratmamış olsan da, kurdukları düşlere benzemiyordun, sana anlatmlarını hiç istememiştin. İnsan neden çocuk yapar ki? Yaşamı uzatmak içinü ayrıca çocuğunun neye benzeyeceğini görmeye meraklı olduğu için. Zaman zaman sürdüğün yaşamın daha fazla uzatılmaya değmeyeceğini düşünüyordun.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Buyuran ister bir başkası olsun, ister kendin, sipariş üstüne mutlu olamazdın. Yaşadığın mutluluklar birer lütuftu. Nedenlerini anlayabiliyordun, ama onları yeniden canlandırmak elinden gelmiyordu.
Olayların ayrışmasında, başlangıç, gerçekleşme, sona erme arasından, başlangıcı yeğlerdin, çünkü orada arzu hazza üstün geliyordu. Başlangıçta, olaylar sona ermenin yitirmelerine yol açtığı gizilgücü korurlar. Arzu gerçekleşmediği sürece uzar. Hazza gelince, o arzunun ölümüne, çok geçmeden de hazzınkine işaret eder. Ne tuhaf, başlangıçları severken, kendini öldürdün: İntihar bir sondur. Acaba bir başlangıç olduğunu mu düşünüyordun?
İlaçların sende yarattığı coşkunun ne kadar yapay olduğunu anladın. Taşkınlığı izleyen çöküntü aşamaları eskisinden de yoğundu artık. Kendini tutmakta gitgide daha çok zorluyordun, ilaçlar belirliyordu huyunu suyunu. Birazcık yapay mutluluk için özgür iradeni yitirmeye değer miydi?
Çevrendeki insanları sevindiren güneş, sıcaklık, ışık sana dışarı çıkma çağrısı, yalnızlığında seni rahatsız eden bir sevinç ödevi gibi görünüyordu. Keyfinin iklime bağluı olmasını kabul etmiyordun. Onu yalnız kendin sağlamak istiyordun.