Sana davetiyeyle birlikte, çağrıldığın yemeklerin mönüsünü de yollamalarını isterdin, böylece hangi yemekleri yiyeceğimi bilip önceden sevinebilirmişsin. Gelecekteki hazza şimdinin arzuları eklenirmiş.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Dünyaya uyum sağlamadığını hissetmek seni şaşırtmıyor da dünyanın, içinde yabancı gibi yaşayan birini yaratmış olmasına şaşıyordun. Bitkiler intihar eder mi? Hayvanlar umutsuzluktan ölür mü? Onlar ya işler ya yok olurlar.
Başkaları nasıl roman okuyorsa, sen de öyle sözlük okuyordun. Her maddenin başka bir bölümünde de karşımıza çıkabilecek bir kahraman olduğunu söylüyordun. Sana göre, rastlantısal okuma boyunca, kalabalık bir olay örgüsü oluşuyordu. Öykü düzene bağlı olarak değişiyordu. Bir sözlük dünyaya bir romandan daha çok benziyordu, çünkü dünya tutarlı bir olay dizisi değil, algılanan darmadağınık şeylerin yığınıydı. İnsan ona bakınca, bağlantısız şeyler bir araya geliyor, coğrafi yakınlık onlara bir anlam kazandırıyordu. Olaylar birbirini izlerse, bunun bir öykü olduğunu düşünülüyordu.
Yapmadığın o kadar çok şey var ki insanın başı dönüyor, çünkü bizim de yapamayacağımız ne kadar çok şeyin olacağını gösteriyor. Zamanımız yetmeyecek. Sen beklememeyi seçtin. Sonsuz sanıldığı için yaşama tutunulmasını sağlayan gelecekten vazgeçtin. İnsan tüm yeryüzünü kucaklamayı, tüm meyvelerin tadına bakmayı, tüm insanları sevmeyi isteyebilir. Bizi umutla besleyen bu yanılsamalara sırt çevirdin.