Öyle bakan ve öyle gören gözlerim, öyle duyan ve alınan kulaklarm, durmadan kopan bir şeylerim, sabah kalktığımda hissettiğim yanma hissi neydi, ne oldu, beni bırakıp nereye gittiler? Beni perişan eden, bütün o eski hallerim, duygularm, anlayış ve her şeyi öyle görüp öyle duyuşlarım bana ait değil miydi, duygularm bana ait değil idiyse ben kimin hayatını yaşadım? İnsan hayatına bir hatıra imiş gibi bakabilir mi? Şimdi kimin neyini elde etmeye, giymeye çalışıyorum o zaman? Hem de söylemek kolay değil ama kendimi daha da yadırgıyorum. Ömrüm boyunca ruhum içine girip rahat edebileceği bir beden, bir kalıp, bir çevre bulamadı. Beraber bulamadık.