Kitabın ilk bölümünü okurken tüylerim diken diken oldu. İlk cinayet bu bölümde işleniyor ama yazar bunu öyle bir anlatmış ve bölümü öyle bir yerde bırakmış ki katilli değil mi ya bu kitap dedim kendi kendime. Gecenin bir yarısı inli cinli kitap okumak istemem çünkü
Gerçekten kitapta ki cinayetler çok kanlıydı. Kitap, öldürülen popüler öğrencilerin hayatını, düşüncelerini değil de asıl kızımız Makani'nin hayatını baz alarak devam ettiği için cinayetlerin işleniş mantığını ben çözemedim. Kurbanlar arasında bağlantı kurmak oldukça zordu.
Yazar size katilin kim olduğunu söyleyene kadar katili bulamıyorsunuz. Bunun bir sebebi var ama bunu söylersem okurken aklınıza gelecek bütün olası şüphelilerden şüphelenmeyi anında bırakırsınız yani size kocaman bir spoiler vermiş olurum o yüzden söylemeyeceğim ama okuyup fikrimi sormak isteyen olursa keyifle kitap üzerine konuşurum.
Ölmesini hiç istemediğim iki karakter öldü, onlara çok üzüldüm. Hele de bir tanesinin ölürken belli bir sebepten çığlık bile atmaması kalbimi kırdı. Sebebini söylemeyeceğim ama çığlık atmamak için gerçekten iyi bir sebebi vardı
Genel anlamda türünün hakkını veren, insanı geren bir kitaptı. Ben okurken baya bir gerildim. Liseli çocukların katil bulma serüvenlerini okumaktan sıkıldım benim üstüme şöyle sağlam bir Wulf Dorn atın diyen varsa aranızda kitaba hiç bulaşmasın ama gerilim olsun taştan olsun diyenleri hayli tatmin eder.