Arthur C. Clarke, Robert A. Heinlein, H. G. Wells, Ursula K. Le Guin gibi birçok bilimkurgu yazarına ilham kaynağı olan ve bilimkurgunun öncülerinden biri olarak görülen Edward Page Mitchell sadece bir yazar değil, aynı zamanda döneminin önde gelen gazetecilerinden biridir. Gazetecilik hayatına Daily Advertiser’da başlayan Mitchell, daha sonra The Sun gazetesinde çalışmaya başlamıştır. Bu gazetenin Mitchell’in hayatında yeri büyüktür, çünkü Geri Giden Saat’te yayımlanan dokuz öyküden sekizi bu gazetede, imzasız olarak yayımlanmıştır.
Mitchell’in hayatının trajedisi olarak anılan olay Mitchell henüz 20 yaşındayken, 1972 yılında gerçekleşmişti. Bir tren yolculuğu sırasında lokomotifin bacasından fırlayan sıcak kömür parçası Mitchell’in sol gözünün kör olmasına sebep olmuştur. Doktorların sol gözünü tedavi etmeye çalıştıkları birkaç hafta boyunca, sağ gözünde de görme kaybı yaşamıştır. Travmalara bağlı olarak gelişen sempatik oftalmi olarak bilinen bu körlük, daha sonra yaralanan sol gözünün iyileşmesine rağmen, sağ gözünü kaybetmesine sebep olacaktı. Mitchell’in ilk bilimkurgu hikayesi olan ve Geri Giden Saat’te de yayımlanan Takipomp: Matematiksel Bir İspat (Tachypomp: A Mathematical Demonstration), Mitchell’in sağ gözünü kaybettiği zamanlarda yazılmıştı.
(...)
Takipomp, yazarın ilk bilimkurgu hikayesi olmakla beraber, diğer hikayeler gibi The Sun’da değil, Scribner’s Monthly: An Illustrated Magazine for the People adlı dergide yayımlanmıştır. Hikâyede Profesör Surd’ün kızına âşık olan gencin, aşkını kanıtlamak için matematiğe başvurduğu görülüyor. Profesör, ‘’içinde bir gram matematik olmayan’’ gençten kızıyla birlikte olabilmesi için, devridaim ve ışık hızı içeren bir problemin çözümünü istiyor. Acaba aşık genç problemi çözüp sevgilisine kavuşabilecek mi? Hikâyenin