Yürek denen hazine; görülmedik elmaslar, saçılmadık inciler, bilinmedik mercanlarla süslüydü. İsteyen oradan çıkardığı cevherlerden bir sevgi sarayı kurabilirdi. Oradan avuçladığı güzellikleri; şefkat, merhamet, iyilik olarak saçabilirdi.
Ay, ilk dördün evresindeydi. Yarısı ışıklı, diğer yarısı karanlık Ay'ı kendi haline benzetti. İç alemi ne kadar çok ışıklı ve ne kadar karmaşıktı Hatice'nin.
Gülşendeyim elde kadehim yar bana râmdır
Bir böyle gül için bana şâhlar gulamdır.
Söyle bu gece bezmimize mum da gerekmez
Bu meclisimiz dost yüzü nûruyla tamamdır.
Mey bizde helâldir ama ey serv-i gülendâm
Sen yoksan eğer demde bize mey de haramdır.
Söz etme bana ardan utançtan adım ardır
Sorma nedir ismim ki utancım bana namdır
Bir böyle gün için bana şâhlar gulamdır.
Hafız-ı Şirazi