“kimlerden öğrendin benden gitmeyi
incir nereden bilsin incinen incirleri
sahrası olmayan bir kalbe doğru
yürümeyi bilemedin; sus da git
bana vuruldu diye
kim suçlayabilir ki zincirleri”
…Çetin geçen bir kış mevsiminin ardından bir daha hayata dönememiş bitkiler gibi hissediyordum kendimi. Karların altında son yaşam kırıntılarını da tüketip toprağın müsekkin koynunda yalnızlığımı yaşıyordum. Etrafındaki herkesi kırıp döken bir salgın gibiydi sözlerim kimsenin duymaktan hoşnut olmadığı…
“…Bazen öyle sanıyor ki insan eskisi gibi olabilir her şey,
Olmaz halbuki.
Olmaz.
Tüketip de geçtiğimiz onca şey
Eskisi gibi olamaz
Ben sadece denemek istedim
Farkındayım olmayacağının
Ben hâlâ gözlerini bıraktığım yerde arıyorum.”