Eda Öksüz

Eda Öksüz
@edaoksuz
Eğer Sen bana dargın değilsen başıma gelen eziyet ve işkencelere aldırmam. Ancak Sen’den gelecek bir himaye ve koruma çok daha hoştur. Öfke ve gazabına uğramaktan; karanlıkları aydınlatan, dünya ve ahiret işlerini düzene koyan Zâtının nuruna sığınırım! Sadece Sana sığınır ve Sen’in rızanı dilerim.
Tilki Kitap·Kitabı okudu
Din
Reklam
Nihayet, Tâif’ten uzaklaşarak dinlenmek için mola verdiler. Bir ağacın altında oturan Hz. Muhammed (s.a.v)’in ayakkabıları kanla dolmuştu. Sığındıkları yerdeki bağ, Kureyş’in ileri gelenlerinden Utbe bin Rebîa ve kardeşi Şeybe’ye aitti. Onlar Peygamberimiz (a.s.m)’ın akrabalarıydı. Allah Resûlü (s.a.v) Mekke’de kendisine çok eziyet eden bu insanları görünce rahatsız oldu ve onların yanına gitmedi. Biraz dinlendikten sonra kalktı, iki rekât namaz kıldı. Sonra ellerini kaldırarak Rabbine yalvarmaya, dua etmeye başladı:
Tilki Kitap·Kitabı okudu
Din
“Ve dediler ki: Bu Kur’an, iki şehirden bir büyük adama indirilse olmaz mıydı? Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için kimini ötekine derecelerle üstün kıldık. Rabbinin rahmeti, onların biriktirdikleri şeylerden daha hayırlıdır.” Zuhruf Sûresi, 43/31-32
Tilki Kitap·Kitabı okudu
Din
Ancak onlar, Allah Resûlü (s.a.v)’in bu güzel daveti karşısında ne yazık ki Mekke’nin inatçı müşriklerinden çok da farklı değillerdi.
Tilki Kitap·Kitabı okudu
Din
Onları, hikmetli bir üslûpla Allah’ı bir ve tek bilip sadece O’na ibadet etmeye ve tebliğ vazifesinde de kendisine yardımcı olmaya davet etti.
Tilki Kitap·Kitabı okudu
Din
Reklam