"Bizim kadınlarımız aşkı, bir sabah evden içtenlikle edilmiş dualarla uğurladığı ve sonra geri dönmeyen oğlunun, koynunda saklamaktan iyice karışmış fotoğrafında kaybetti."
"Her aşkı feda edebilecekmiş gibi duran çelik bir kalp taşıyormuş gibi asi, umarsız ve ifadesiz bakışlarla yürümelisin. Hiç kimse bir yaprağa gözyaşı dökebilecek olmanı anlamamalı."
Sen gideceksin.
Ve aslında gitmelisin de.
Hem de bir Eylül ayında gitmelisin.
Şehrin gece lambalarında dans etmeli veda bakışların.
Korkularımla öylece kalakalmalıyım basık kenar mahalle kahvehanesinde. Aşkınla demlenmiş sıcak bir çay içmeliyim. Küfürler saçıp etrafa, belalara bulaştırmalıyım ağrılı başımı.
Yokluğuna alışmamalıyım.
Alışmamalıyım.