Kitabın kapağını kapattıktan sonra uzunca süre düşündüm. İnsanlar nasıl bu kadar acımasız olabiliyor? Kitabı okurken bile tüylerimizi ürperten olay nasıl oluyor da insanları yaşarken hiçbir tesire sürüklemiyor.
Kitap annesi tarafından dahi korunmamış güven altına alınmamış zavallı bir kadının hikayesi. Dünyadan kopartılarak türlü işkencelere maruz bırakılmasını; genç bir delikanlının kadını kurtarma çabasını ve başaramamasını konu edinen bir kitap.
Kitabın içeriğinden bahsetmek hiç istemiyorum. Sadece şunu söyleyeceğim ki tesirini hayat boyu kaybetmeyeceğim ve önüme gelen her kitapsevere önereceğim bir kitap oldu. Yazarla tanıştığım ilk kitap fakat iyi ki bu kitapla tanışmışım.
Kadının toplumda bir türlü değişemeyen yeri, müstebit insanların her daim var olacağı ve insanlığın bu denli iğrenç olaylara susabileceği, aslında ülkemizin bir çok bölgesinde bunların daha kötüsünün yaşandığını bilmek ruhumu acıtıyor.
Politika, cinselliğe bağlanan bu kitabı yayınlamaktan ve ısrarla savunmaktan vazgeçmediği için Pınar Kür’e müteşekkirim. Kalemi daim olsun…
Asılacak KadınPınar Kür · Can Yayınları · 202611,7bin okunma
Çünkü baskıya karşı çıkmamak üzere yetiştirilmişti. Bilmiyordu başkaldırabileceğini; baskıyı, zorbalığı yaşamın doğal bir öğesi bellemişti. Bu baskıyı erkeklerin kurması, her bakımdan kurması da doğaldı onun için. Çünkü güçlü olan onlardı; hep başta olan, her şeye egemen olan.
Çünkü çiçek demek, kökü sağlam bir yaşam demek. Çiçek demek en az değişen gerçek demek. En bakımsız çiçekler bile açar. Bir yıl önceki gibi açar. En kurumuş, ölmüş sandığın çiçeği bile birazcık çabayla canlandırabilirsin. Eski haline getirebilirsin. Kökü toprakta olduktan sonra her çiçeğin yaşatılma, kurtarılma olasılığı vardır.
Oysa, dalından koparılmış, vazoda soldurulmuş bir çiçeği ne kurtarabilir ki?