Eda

Ölçüsüz yaşamak bize göre değil Ömür hanım. Büyürken geniş ufuklarımız olmadı bizim. Küçücük avuçlarımızla sınırlarımızı genişletmek istedikçe yaşamın binlerce engeli yığıldı önümüze. Hangi birini yenebilirdik bunca olanaksızlık içinde. Umutsuzluğu tanıdık, yenilgiyi öğrendik böylece.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Başlamanın bir anlamı varsa bitişi göze almak, bitişin bir anlamı varsa başlangıcı olmak değil midir? Yaşamı düz bir çizgide tut- mak tükenmektir. Yaşamak zorunda olduğumuz şunca yılı aykırı uçlar arasında gezdirip geçirmedikçe, alışkanlıkların sınırlarını aşmadıkça zaman zaman, yaşamak nasıl yenilik olur tükenmek değil de?
Sayfa 79·Kitabı okudu
Canı cehenneme rahat uyuyanın Kapısını örtenin perdesini çekenin. Yüreği yalnız kendiyle dolu olanın Duvarları ancak çarpınca görenin.
Sayfa 65·Kitabı okudu
Kimsenin kalmadığı darmadağın köylerde ‘Önce Vatan’ yazısı bir hüzün değil midir? Bunca kanın helalini kim kime nasıl öder Mezar taşlarıyla barış olur mu?
Sayfa 56·Kitabı okudu
Doğarken rahmimde bıraktığı boşluğu Ölümüyle yüreğime yerleştirip gitti.
Sayfa 55·Kitabı okudu