HAKAN TOKDEMİR

HAKAN TOKDEMİR
@edebi80
Kitapsız bir hayat düşünemeyenlerdenim. Her yeni kitap bir aydınlanmadır benim için. Kitap incelemelerimi, farklı türlerdeki denemelerimi paylaştığım hakantokdemir.blogspot.com
ASIL ENGEL KALPLERDE
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2024 33. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2024 12:36
Son zamanlarda okuduğum en güzel kitaplardan birini tanıtmak istiyorum sizlere. Kişisel gelişim kitap çılgınlığının dünyamızı sardığı, okurlara ciddi (!) bir biçimde yol gösterdiği son yıllarda gerçek bir yaşam öyküsünden yola çıkılarak yazılmış harika bir roman olmuş “Beyaz Balina Yayınları”ndan 2021’de yayımlanan Gerçek adlı yapıt. Peyton Goddard’ın gerçek yaşam öyküsünden esinlenerek Carol Cujec’in kaleminden çıkmış Gerçek, insanı derinden sarsarken hayatta hiçbir zorluğa bahane bulmamamız gerektiğini yüzümüze bir kez daha çarpıyor adeta. Kişisel gelişim kitaplarına ders verircesine bir gerçeklikle veriyor tüm iletilerini. On üç yaşındaki Charity’nin mükemmel bir matematik yeteneği ve eşsiz bir belleği var ancak otizmden dolayı konuşamayıp vücudunu kontrol edemediği için çoğu insan onun bir şey anlamadığını ve öğrenemediğini düşünüyor. İstismara uğradığı özel eğitim merkezinden alınıp kabul edilmek uğruna birçok koşulla sınandığı normal bir devlet okuluna gönderiliyor ama ne mutlu ki orada kendisinin yeteneklerinin farkına varan arkadaşları ve öğretmenleri oluyor. Bir tablet aracılığıyla ilk yazdığı cümlenin ise “Ben zekiyim.” olması ise gerçekten kitabın özünü bize çok iyi veriyor. Bu arada Charity sözcüğü yardımseverlik, hayırseverlik gibi anlamlara sahip. Ana karakterimiz de içinde bulunduğu tüm zor koşullara karşın her zaman insanlara yardım etmek için çabalıyor. Engelli insanların engellerinin kendi durumlarına özgü olduğunu, tüm engellileri tek bir kalıba sokmanın yanlışlığını ve ön yargının insan yaşamında ne kadar kötü olduğunu roman tadında, akıcı, sürükleyici ve etkileyici bir anlatımla bize başarıyla anlatan yazar iç sorgulamaya davet ediyor bir yandan da bizi. Kitabı okurken merak edip Peyton Goddard’ın yaşamını araştırdım ve imrenilecek bir başarı
GerçekPeyton Goddard · Beyaz Balina Yayınları · 2021163 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
YAPAY ZEKA SONUMUZ MU OLACAK?
Puan vermedi·144 syf.··
2024 43. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2024 21:51
Kendinizi bildiniz bileli bir kapsülde, türünüzün bile farkında olmadan tek başınıza yaşıyorsunuz. Sadece bir ses sizin ne yapmanız gerektiğini söylüyor: “Yemek saati geldi, oyun saati başlıyor, yatma zamanı” vb. yönergelerle yaşamanın normal olduğunu sanıyorsunuz çünkü başka bir yaşam deneyimlememişsiniz. Sanal bir hayat yaşadığınızın bile ayırdında değilsiniz. İşte, ödüllü çocuk ve gençlik yazarı Dilge Güney’in “Altın Kitaplar”dan yayımlanan son romanı E-ma Çocukları böyle başlıyor. Marsel adında bir çocukla tanışıyoruz kitabın başında. Marsel doğduğundan beri bir kapsülde E-ma adında bir yapay zeka tarafından büyütülerek yaşayan bir çocuk. Günleri sanal oyunlar oynayarak bir kapsülün içinde geçiyor ancak bir gün kendi türünde bir çocuğun kapsülde belirmesiyle işler değişiyor. Kapsülün dışında da bir yaşam olduğunu ve kendisinin bir deney için kullanılan çocuklardan biri olduğunu öğreniyor. Bu deney kapsamında yetimhaneden küçük yaşlarda alınan çocuklar ileri düzey bir yapay zeka projesi uğruna bir kapsülde tutsak ediliyor. Güney, romanında yapay zekanın insanlığa katkılarının varlığını kabul ederken kötü amaçlarla kullanıldığında ne büyük zararlar getirebileceğini de okura sorgulatmayı başarıyor. Bir yapay zekayı anne kavramını dahi bilmeden o şekilde tanımanın kişiyi ne durumlara getirebileceğini düşünmemizi de istiyor. Dostluk, çaresizlik, aidiyet gibi kavramların yine benzersiz bir üslupla ele alındığı yapıt, başlarda biraz zor akıyor görünse de (ki bunun olması kapsülü ve Marsel’in durumunu anlatabilmek için gerekli) ilerleyen sayfalarda sürükleyiciğini kazanıp bir solukta okunuyor. Bir çocuk romanı olduğuna takılmayın, tüm yetişkinlerin bile rahatlıkla okuyacakları bir bilim kurgu romanı E-ma Çocukları. Hayatı sorgularken, çok sezdirmeden ama elindeki
E-ma ÇocuklarıDilge Güney · Altın Kitapları · 20245 okunma
PEMBE MİSKETLE, GİZEMİN DERİNLİKLERİNE
Puan vermedi·240 syf.··
2024 10. kitabı
Uzun zamandır okuduğum en sürükleyici kitaplardan biriyle tanıştırmak istiyorum sizleri. Çocuk ve gençlik yazınımızın sevilen kalemi Hanzade Servi, Bilgi Yayınevinden yayımlanan Dadı Eftelya’nın Pembe Misketi adlı yapıtında bizi Ayaydın Çiftliği ekseninde yaşanan gizem dolu maceralarla buluşturuyor. Paydaş ailesi Ayaydınlar Çiftliği'ni satıp İstanbul'a yerleşme kararı almıştır. Aslan ve Aşkın Paydaş taşınma işlerini halletmek için İstanbul'dayken çocuklara -Nazlı, Timuçin, Neşe ve Gece'ye- Dadı Eftalya bakacaktır. Nazlı sosyal medya bağımlısı bir çocuktur, hayali “youtuberlık”tır. Timuçin korkusuz, kendinden emin, çok okuyan, meraklı, araştırmacı bir çocuktur. Neşe'nin Sırma adında hayali bir arkadaşı vardır. Kurduğu düzgün cümlelerle herkesi kendine hayran bırakan Gece üç ay önce konuşmayı aniden bırakmıştır. Çiftliğin komşuları ve onların çocukları da bu sırlarla dolu maceranın içinde önemli yer kaplıyor. Kitabın adında geçen pembe misketin öyküsü ise çok ilginç, kurgunun sonuna dek nereye bağlayacağını merak edip duruyor insan. Yazarın birçok yapıtında olduğu gibi birbiriyle ilgisiz görünen olayları birbirine bağlamaktaki becerisine sadece şapka çıkarılır. Servi’nin kurguya ustalıkla yerleştirdiği çeşitli şifreler de kitabın sürükleyiciliğini artıran ögelerden. Ana karakterlerden bazılarının tersçe konuşup yazabilmesi, kendilerince bir işaret alfabesi geliştirmeleri kitabın düğümünün çözülmesinde başat ögelerden oluyor. Kitapta ana ögelerden biri de Neşe’nin hayali arkadaşı Sırma. Bu noktada fantastik bir öge de eklenmiş oluyor yapıta ama bu kitabın gerçekçiliğini etkilemediği gibi kitaba çok farklı bir anlam katıyor. Yapıtta gerçek dostluğun ve ailenin önemi vurgulanırken insanın pişmanlıklarıyla yaşamasının ne kadar zor olduğunu bir kez daha anlıyoruz. Kitap 12
Dadı Eftalya'nın Pembe MisketiHanzade Servi · Bilgi Yayınevi · 20233 okunma
SIMSICAK BİR ÇOCUKLUK ROMANI
Puan vermedi·100 syf.··
2024 88. kitabı
İmrenilecek bir dede torun ilişkisi ve bir turna kuşunun ekseninde şiir tadında bir öykü anlatıyor eğitimci yazar Hatice Demir’in “Günışığı Kitaplığı”ndan yayımlanan son romanı Günlerden Bir Gün. Ana karakterimiz Güneş, tatillerini genellikle anneannesi ve dedesinin köy evinde geçiren bir kız çocuğu. Güneş, çocukluk arkadaşlarıyla köyün yakınındaki göl ve çevresindeki ormanda yani doğanın kucağında geçirmiş çocukluğunu. Hayal mi, gerçek mi diye yapıtın sonuna dek sizi düşündüren Gün adında turnamız var bir de. Bildiğiniz gibi turna, kültürümüzde göçmen bir kuş olduğundan haber götürüp getiren bir sembol olarak yer almakta ve bana kalırsa bu kitapta da Güneş’in iç sesi olarak Güneş’in kendisine haber veriyor önceden, bir nevi uyarı sistemi. Güneş’in çocukluk arkadaşlarından ve dedesinin sakat kalmasına neden olduğunu düşünen Umut’a ulaşma çabaları, çocukluk arkadaşlarının insanın hayatındaki rolü, zamanın acıları dindirmekteki önemi yazarın dize tadındaki cümleleriyle sunulurken okura, kâh boğazımız düğümleniyor kâh umutlanıyor kâh belki de kaçırdığımız günlere hayıflanıyoruz. İnsana huzur veren dili, gerekli yerlerde kullanılan betimlemeleri ve duyguları ölçüsünü kaçırmadan aktarışıyla Demir, ölüm, yalnızlık, çaresizlik gibi zor konuların üstesinden başarıyla geliyor. Kitap 4, 5 ve 6. sınıflara öneriliyor yayınevinin sitesinde ancak içindeki çocukla bağını hiç koparamayan tüm yetişkinlerin de hem keyif alarak hem de çocukluklarını anarak okuyabilecekleri bir roman Günlerden Bir Gün. Yazımı romandaki filozof dede Kamil Efe’nin şu sözüyle bitirmek isterim: “Her şeyi kaybettiğimizi sandığımız zamanlarda, sahip olduğumuz şeyleri hatırlamak bir armağandır.” “Günlerden Bir Gün”, Hatice Demir, roman, Günışığı Kitaplığı, İstanbul, 2024.
Günlerden Bir GünHatice Demir · Günışığı Kitaplığı · 20242 okunma
HARİKA BİR YETİŞKİN MASALI: NARPERİ’NİN BİLEZİĞİ
Puan vermedi·24 syf.··
2024 87. kitabı
Geç okuduğuma hayıflandığım bir yapıtla tanıştım geçen hafta. Esen Armağan Özakbaş’ın “Duvar Yayınları”ndan 2023’te yayımlanan Narperi’nin Bileziği gerek içeriği gerekse çok değerli bir amaca yönelik olmasıyla salt kadınların değil, hatta özellikle erkeklerin okuması gereken bir masal. Önce kitabın arka kapağında da yer verilen yazılış sürecinden söz etmek istiyorum. 2021 yılında yönetmen Jale İncekol bir belgesel drama filmi projesi kapsamında Denizli’nin Bozkurt ilçesinde Sazköy’e gider. Yöredeki kadınların üretip kazanması yanında toplumsal cinsiyet rollerine dayalı eşitsizlik konusunda bilinçlenerek kendilerini yeniden var etmeleri amacıyla Bozkurt Belediyesi ve Denizli Soroptimist Kulübü paydaşlığıyla el sanatları atölyesi üretime başlar. Bu nedenle hemen her yaş grubunun sevdiği, temel yaşam sorunlarına çözüm buldurucu, bir anlamda dönüştürücü işlevi olan bir masala gerek duyulur ve Özakbaş da filme de adını veren Narperi’nin Bileziği’ni yazar. Temelinde, belirsiz bir zamanda bir köyde komşu iki evde, aynı gün ve saatte doğup birbirine ikiz denecek kadar benzeyen Narperi ve Canperi adlı iki güzeller güzeli kızın öyküsünün yer aldığı masal, kadını metalaştıran bir zihniyetin topluma ve temelde kadının kendisine ne kadar zarar verdiğini şiir tadında bir dille o kadar güzel anlatıyor ki hiç bitsin istemiyor insan okurken. Bu iki kız, aileleri birbirini çok sevmese de çok yakın arkadaş oluyorlar ancak yine bir ailenin kişisel çıkarları yüzünden yolları ayrılmak zorunda kalıyor. Özakbaş, yapıtını doğal masalların içtenliğiyle ama yine doğal masalların çoğunda pek göremediğimiz kadına verilen değerin sorgulanmasıyla oluştururken halk deyişlerinden de güzel bir biçimde yararlanmış. Kitabın adındaki bileziği okumaya başlamadan önce farklı hayal etmiştim ancak onu da o
Narperi'nin BileziğiEsen Armağan Özakbaş · Duvar Kitabevi · 20231 okunma