Aslı

Rusya Federasyonu’nun ilk Devlet Başkanı Boris Yeltsin, gerek iç politikada gerek ise dış politikada “ABD’nin 200 yıllık demokrasi tecrübesini göz ardı edemeyiz” diyerek haritaya adını yazdıran yeni ülke için Batı modelini seçmiş ve bu modeli hayata geçirmeye başlamıştır.
Sayfa 18·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Rusya, Afganistan’ın İngiltere’nin nüfuzu altında olduğunu kabul ederken, İngiltere de Orta Asya’yı Rusya’nın hâkimiyetine bırakmıştır. Bu hâkimiyet de 1991 yılında SSCB’nin parçalanmasına kadar devam etmiştir.
Sayfa 16·Kitabı okudu
1880’lerde Orta Asya bölgesi neredeyse tamamen Rus sınırları içerisinde yer almıştır. Orta Asya’nın Rusya’ya ilhak süreci yaklaşık üç asır sürmüştür. Rusya’nın başlangıçta bölgedeki hanlıklarla diplomatik ve ticari münasebetler içerisinde olması ve hanlıklardaki taht kavgaları sırasında taht adaylarının Ruslardan destek isteyerek Ruslara hanlıkların içişlerine müdahale şansı tanımaları, Rusya’nın bölgedeki yayılmacılık siyasetini kolaylaştırmıştır.
Sayfa 16·Kitabı okudu
I. Petro’nun tahta çıkması ve Rusya’yı imparatorluk hâline getirmesiyle Rusların Orta Asya bölgesine yaklaşımı ve siyaseti değişmiştir. Orta Asya bölgesi, I. Petro için özellikle Hindistan ile kurmak istediği ticarî münasebetler açısından önem arz ediyordu... Petro döneminde Rus İmparatorluğu topraklarını genişletmeyi başarsa da Orta Asya, imparatorluğun sınırlarının dışında kalmıştır. Petro’dan sonra da güneye doğru yayılma çabaları devam etmiştir. Rusya’nın Orta Asya’da yayılmacılık çabası XIX. yüzyılın başlarında daha da artmıştır.
Sayfa 15·Kitabı okudu
Ruslar, yaklaşık üç asır boyunca Türk İslam Devleti olan Altın Orda’nın hâkimiyetinde kaldıktan sonra Altın Orda’nın mirasçılarını tek tek ele geçirerek Rus-Türk münasebetlerindeki dengeyi kendi lehine çevirmiş ve Türk hanlıklarının toprakları sayesinde yayılmacılık siyasetine devam etme konusunda kararlılıklarını sürdürmüşlerdir. Bu siyaset başarıyla sürdürüldüğü takdirde Rusların kendi lehlerine çevirdikleri münasebetlerdeki denge de pekişmiş olacaktı. Dolayısıyla Rusların Orta Asya’daki hanlıkları da kendi kontrolü altına almaları, Altın Orda’nın yıkılışıyla kurulan Moskova Rusyası/Çarlık Rusyası için büyük önem arz ediyordu. Orta Asya’ya doğru yayılmanın Rusya açısından bir başka önemi, güney sınırlarının güvenliğinin sağlanmasıdır. Orta Asya’nın ele geçirilmesi aynı zamanda Rusya açısından bölgede ticarî münasebetlerini pekiştirmesi ve ekonomik olarak güçlenmesi anlamına da geliyordu. Bütün bunlardan dolayı daha XVII. yüzyılın başında Ruslar bölgeye yönelik askerî faaliyetler başlatmışlardır.
Sayfa 14·Kitabı okudu