Bir çırpınış
İnceden bir duyuş
Kalbin dedikodusu
Yahut bir dokunuş
Dost dediğin parmaklar da
El olup giderler miydi hiç
Bir olur muydu kalbini yasladığın
Geçmişin kayıp giderken
Kırık bir vazoda
Çırpına çırpına durduramadan
Bir boş bakış bir hırıltılı nefes
Konuyu ne de açık anlattı sana
Artık kalkma vaktiydi
Uyanma ve güneşi selamlama
Bir boynu kırık gibi duran o vazoya bakmadan
Alçalmadan ve sessizce
Kapıyı çekip gitme vaktiydi
Yeni parlayan ışığına güneşin