Geçmişten beslenen şimdi de canlılığını koruyan asla çözüme kavuşamayan trajikomik meseleler yazar olayları dramatize etmeden çarpıcı bir gerçeklikle ele alıyor. Dede ve nene her ikisinde de haklı nokta bulduğum hem güldüren hem hüzünlendiren içinde tatlı bir hiciv sanatı bulunan bu uzun öykü beni onların hayatına götürdü yazarın alaycı anlatımıyla dedenin haklı bir sebep bulup gideceği günü sabırsızlıkla bekledim. Peki dede niçin bu kadar gitmek istiyor gittiği yerde gerçekte misafir mi yoksa kalıcı mı olmak istiyor? Yaşamı valizine prangalı geçen bir hayat. Bakıldığında karısı ile daimi husumetli yorgun bir adam fakat yorgunluğu karısı ile olan anlaşmazlığından ziyade uzun zamandır onu anmayan ahbaplarından kaynaklı. Nene ise kızgın, kırgın ve öfkeli şimdiye değil geçmişe genç kızlığını yaşamadan anne olmasına daha doğrusu seçme hakkı sunulmamasına. Oğulları İbrahim Zeyni anne ve babası arasında dengeyi sağlamaya çalışan ruhu ve tercihleri evdeki durumlardan şekil almış idaresi yüksek bir karakter.