7/10
·590 syf.··
2026 61. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2026 00:43
Uzak bir gelecekte büyü insanlık için korkunun simgesi haline gelmiş bir durumda. Dünyayı kaosa sürükleyen kötü büyücüler yani Maguslar insanlığın en büyük tehdidi olarak görülüyor. İnsanlığın onlara karşı en güçlü savunması ise büyüyü hissedebilen üstün fiziksel yeteneklere sahip avcılardır. Avcılar safkan ve yarı kan olarak ikiye ayrılıyor ve görevleri Magusları bulup etkisiz hale getirmektir. Yoksul bir kasabada yaşayan Lunabelle Elaine, bölgenin tek Avcısı ve aynı zamanda genç bir askerdir. Ailesine ve geçmişine dair hiçbir şey hatırlamayan Luna büyü hissettiği her an Magusların peşine düşmektedir. Bir festival günü arkadaşının ısrarıyla falcıya giderler. Falcının söylediği gizemli kehanet Luna’nın kaderini geri dönülmez biçimde değiştirecektir. Birkaç gün sonra nehir kenarında güçlü bir büyü hisseden Luna şüpheli bir adamı yakalayarak karakola götürür. Ancak büyücü sandığı bu kişi diyarın prensi aynı zamanda Vallor akademisinin acımasız komutanı olan Avcı Solaris Blaze’dir. Yaşanan gelişmelerin ardından kendilerini Vallor Akademisine uzanan bir yolculuğun içinde buluyorlar. Güneş ve Ay’ı temsil eden bu iki Avcı hem Magusların ardındaki gerçeklerle hem de kendi geçmişlerinin sırlarıyla yüzleşleşiyorlar. Onların karşılaşması yalnızca hayatlarını değil tüm dünyanın dengesini değiştirecek olayların başlangıcı oluyor. Vallor Akademi, büyücüler, avcılar, ölümcül oyunlar ve yarışmalar gerçekten ilgimi çekti. Zaten akademi ve ölümcül sınav temalarını seven biri olarak bu bölümleri keyifle okudum. Solaris karakterini de genel olarak sevdim. Herkes tarafından acımasız ve sert biri olarak tanınmasına rağmen Lunabelle’nin yanında ukala, serseri, korumacı ve zaman zaman esprili halini görmek güzeldi. Kitabın en sevmediğim yanı duygu eksikliğiydi. Yazar önemli olayları
1000Kitap
Güneş ve AySelin Demirkıran · Ulysses Yayınları · 202532 okunma
Saç Örgüsü
9/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
“Eserimi büyük bir ruh ağı gibi, birbirlerine saçlarıyla bağlanan o kadınlara ithaf ediyorum. Seven, doğuran, ümit eden, Binlerce defa düşüp yeniden ayağa kalkan, Eğilen ancak yenik düşmeyen kadınlara. Onların savaşını biliyorum, Göz yaşları ve sevinçlerini paylaşıyorum. Her biri biraz ben.” Üç kadın, üç hayat, üç kıta… tek bir talep:Özgürlük
Duygu ve Düşünce
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,8bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Mükemmel Değil, 'Yeterince İyi' Bir Anne Olmak”
10/10
·200 syf.··
2026 62. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2026 00:31
Şeyma Çekici’nin Mükemmel Annelik kitabını okurken en çok etkilendiğim şey, yazarın okurla kurduğu o samimi bağ oldu. Bilgi aktarırken sizi sıkmayan, aksine bir dost gibi eşlik eden nadir üsluplardan…. Kitap, annelerin kendilerine yükledikleri o ağır "mükemmellik" misyonunu nazikçe sorgulatıyor. İçindeki anekdotlar şaşırtıcı, ders çıkarılacak kısımlar ise oldukça kıymetli…Eğer annelik serüveninizde kendinizi sıkışmış hissediyorsanız, bu kitap size iyi gelecek bir mola alanı diyebilirim…
Mükemmel Annenin El KitabıŞeyma Çekici · Cezve Kitap · 2019175 okunma
8/10
·258 syf.··
2026 7. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2026 01:01
Bazı romanlar büyük olaylar anlatmaz; birkaç evin, birkaç insanın ve dar bir avlunun içine sığdırdığı hayatlarla insanı derinden sarsar. Orhan Kemal'in Evlerden Biri adlı romanı da tam olarak böyle bir eser. İlk bakışta sıradan insanların gündelik yaşamlarını anlatıyormuş gibi görünse de sayfalar ilerledikçe, insanın içindeki yalnızlığı, umutlarını ve çaresizliğini bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Orhan Kemal'in en büyük başarısı, kahramanlarını ne tamamen iyi ne de tamamen kötü göstermesidir. Romandaki herkes kendi yaralarıyla, hayalleriyle ve korkularıyla yaşayan gerçek insanlar gibidir. Bu nedenle kitabı okurken karakterleri yargılamak yerine onları anlamaya çalışıyor, hatta bazen kendinizi onların yerine koyarken buluyorsunuz. Evlerden Biri, yalnızca bir aile hikâyesi değildir. Aynı zamanda insanların "yuva" dediği şeyin bazen nasıl bir sığınağa, bazen de görünmez bir hapishaneye dönüşebildiğini anlatır. Kapalı kapıların ardında biriken kırgınlıklar, söylenemeyen sözler ve ertelenen mutluluklar romanın her satırına sinmiştir. Orhan Kemal'in sade ve akıcı dili, romanın en güçlü yanlarından biri. Gösterişli cümlelere ihtiyaç duymadan insan ruhunun derinliklerine inmeyi başarıyor. Bu yüzden kitap, yıllar önce yazılmış olmasına rağmen bugün de güncelliğini koruyor. Çünkü değişen zamanlara rağmen insanların özlemleri, korkuları ve sevilme ihtiyaçları pek değişmiyor. Evlerden Biri, bana bazen en büyük fırtınaların kalabalık sokaklarda değil, aynı avluyu paylaşan birkaç evin içinde koptuğunu düşündürdü. Romanı bitirdiğimde aklımda kalan şey olaylardan çok, o insanların sessizce taşıdığı hayat yükü oldu. İşte bu yüzden Evlerden Biri, yalnızca okunan değil, uzun süre insanın içinde yaşamaya devam eden romanlardan biri.
Evlerden BiriOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20161,088 okunma
Pişmanlıkların Kıyısında Bir Gece Yarısı Kütüphanesi
9/10
·296 syf.··
2026 4. kitabı
"Yaşamadığımız hayatların pişmanlığıyla yaşarken, elimizdeki tek hayatı kaçırıyor olabilir miyiz?" Merhaba kitap dostları, sıradaki durağımıza, yani ihtimallerin dehlizlerine açılan Gece Yarısı Kütüphanesine hoş geldiniz! Bu sefer sizleri ekrandan tek bir admin olarak, biraz mahcup bir tebessümle karşılıyorum. Çünkü itiraf etmeliyim ki, bu kitabı okuma konusunda diğer adminimizin biraz gerisinde kaldım. Ama olsun; bazen bir kitabı sadece okumuş olmak için değil, hayatımızın tam da ona ihtiyaç duyduğu o doğru saniyede okumak gerekir ya, benimki de tam olarak öyle bir serüven oldu. Geç de olsa aynı sayfalarda buluşabilmiş olmanın mutluluğuyla bu yolculuğu sizinle paylaşmak için sabırsızlanıyorum. Aslında kitabın adını uzun zamandır her yerde sıkça duyuyordum. Fakat geçtiğimiz yaz akşamlarından birinde, kendimi derin bir içsel sorgulamanın ortasında bulmuştum. Tam da kitabımızın baş karakteri Nora Seed gibi, geçmişte aldığım kararların, seçtiğim yolların ağır pişmanlığına düştüğüm; hatta belki de onunkinden çok daha kabarık, kalın kaplı bir Pişmanlıklar Kitabına sahip olduğumu hissettiğim bir andı. İşte tam o anda, hayatımda çok değer verdiğim, ruhumu iyi tanıyan insanlardan biri bana dönüp kitabın kalbini oluşturan o tılsımlı soruyu sordu: ”Başka bir hayatı yaşıyor olsaydın, onun istediğin gibi kusursuz geçeceğinden nasıl emin olabiliyorsun?” Ve ardından okumam için bana bu kitabı tavsiye etti. Bunun üzerinden biraz zaman geçtikten sonra diğer adminimiz de ”Hâlâ okumadın mı?” diye beni tatlı tatlı teşvik ettiğinde, nihayet kitapla buluşma kararı aldım. Ve şunu büyük bir samimiyetle söyleyebilirim: Okumak için bu kadar geç kaldığıma öyle pişman oldum ki, kendi hayali Pişmanlıklar Kitabı’ma bir madde daha eklemiş oldum! Matt Haig'in kurduğu o
1000Kitap
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,8bin okunma
Kusursuz Yabancı - Sezin Karameşe
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Sezomu sosyal medyadaki daha ilk zamanlarından beridir takip ederim. Kendisi her şeyden önce bu mecralarda geçmişten bugüne kadar her zaman kendine iyi şeyler katan, geliştiren, kötü bir anlamda değişmeyen ve aynı zamanda takipçilerine de ışık tutan bir insan. Onunla gurur duyuyorum ve yıllarca bu gelişimine tanıklık ettiğim için çok mutluyum. Kusursuz Yabancı’ya gelecek olursak; bu Sezin’imin kaleminden okuduğum ilk kitaptı ve cidden beklediğimden çok daha iyi bir kalemi var. Eylül o kadar derin bir karakter ki aslında onun bu derinliğini çözümleyebilmemizde İnci’nin çok büyük bir payı var. Başlangıçta gerçekleşen olaylar sonucunda gerçekten İnci’nin paranormal bir yanı mı var diye düşünmeden edemedim. İlerleyen bölümlerde de Eylül’ün sürekli mental gitgelleri, başına gelenler ‘Acaba Eylül’e asıl ihanet eden onun zihni mi?’ diye sorgulattı bana. Bütüne baktığımızda ise Eylül’ün kendi sandığının aksine İnci’den daha da kırılgan bir psikolojiye sahip. Aslında İnci Eylül’ün içindeki karanlık tarafı tetikledi ve gün yüzüne çıkardı. Başlangıçta Eylül için üzülüyordum ama geçmişte olan olayları öğrenince ikileme düştüm. Her iki tarafın da geri dönüşü olmayan yanlışları var maalesef. Sözün özü kitabı okurken zaman zaman sinirlendim, gerildim, kuşkulandım ama en önemlisi okurken müthiş bir keyif aldım. Diğer kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum Sezin Karameşe Kusursuz Yabancı
Kusursuz YabancıSezin Karameşe · Ephesus Yayınları · 2026112 okunma