kendini hatırlayınca seni mezopotamya’ya götüreceğim/
ellerini tutmayacağım belki koparız aniden/
göğsümde varsa bir ev kerpiçten/
devlet ve apolet ve allaha yer açmadım/
saklan diye ellerin ve sen
seninle çocuklara kızkaçıran dağıtalım ve/
onlar öpsün bizi kana kana/
adında bir öykü yazacağım/
sana okutmayacağım belki inanmazsın/
gözlerinin daha güzel olduğuna
kendini hatırlayınca seni bir kiliseye götüreceğim/
cebimde bir ağıt ve flütüm yanımda/
kalbimizi vaftiz edeceğiz kalbimizin suyuyla
kendini hatırlayınca seni bir mezarlığa götüreceğim/
ağaçların adını öğreteceğim bir bir/
bak bu sedir bu defne bunlar da ölülerim
kendini hatırlamazsan parmaklarım titreyecek/
hafızanın kavislerini elleyeceğim bu kez/
zehirine aldırmadan bin kez
ölene dek her zalime sesleneceğim/
-onu nereye götürdüyseniz beni de oraya!
ölmeden sana bir saz yapacağım
tellerin yine mezopotamya