‼️Şu olaylardan canı yanan bir tek ben olamam heralde. İnsanların ekmek alabilmek için bile bir şeylerden feragat ettiği, Halkın ucuz et kuyruklarında süründüğü, toplumun 3/1’nin aylık emek değerinin yalnızca 300 dolar olduğu bir dönemde kendisinin başına vekil olarak seçtiği temsilcilerin ve onların şürekasının lüks hayat yaşayıp halkı da inanç ve çeşitli ülkülerle baskılayıp boğazına kadar sömürmesi ve halkın teslimiyetçi tavrı gelinen noktanın açmazlarından bir kaçıdır. Halk için çeşitli ülküler gerçeklerden ve yaşamdan birer kaçış, sorunların çözümünün birer çelişkisini oluşturur.
Sorunlardan uzakta mercedeslerinden tutun sırça köşklerine kadar elinin altında bulundurdukları servetleri, hiçbir zorluk çekmeden zevki sefa içerisinde,paşalar, sultanlar gibi yaşayabilmeleri ve bunların yanında daha da acısı: bulundukları partilerin altında biat eden sürü hayvanlarından bir farklarının olmamasıdır.
Bu paşalar: pazardan ve market fiyatlarından habersiz olarak ve ya gözardı ederek insanların hayatlarını da kendi hayatları gibi sanmaları ve ya tüm düzenbazlıklarıyla halkın yaşamını en asgari düzeyde tutmaları, toplumun çözülmesi güç olan sorunlarının çözülmesini imkansız hale getiriyor. Vekillik, bakanlık makamı zenginleşmek ve eşi akrabayı doyurup müteahhit yaratmak için kurgulanmış bir yer olmaktan çıkarmadığımız , insanımıza bunları seçmenin bir çözüm olmadığını anlatamadığımız ve gerekli bilinci aşılayamadığımız sürece: Cengiz’in borçlarını vergi olarak öder, Bilal’in gemiciklerini sayarız. Kahve içebilmek için bir öğünümüzden vazgeçer, bilimi sanatı ve kitap okuyabilmeyi bir kenara bırakarak düşünmeyi engelleriz. Mecbur kaldıklarımızı yani karnımızı nasıl doyurabiliriz, kiramızı nasıl ödeyebiliriz, eğitim masraflarımızı, ulaşımımızı, sağlık harcamalarımızı nasıl