Eda

Puan vermedi·262 syf.··
2021 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2021 14:32
Tarihin her döneminde İslam ümmetinin kötü durumu müslüman düşünürler ve ihyacılar tarafından incelenmiştir. İkbal'de bu düşünürlerden biri olarak İslam dünyasının çok büyük problemlerle boğuştunu dile getirerek İslam düşünce ve medeniyetinin durgunluğuna sebep olan faktörleri derin bir şekilde tahil etmiştir. Bu sorunları birkaç başlık altında ele almak gerekirse bunların kader düşüncesi, benliğin tahribi, Batı'nın körü körüne taklidi vb. sorunlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Tarihin her dönemine baktığımızda ilimler kutsal metinlere dönme gayretinde olmuşlardır. Ayrıca onları eski yorumları kötü körüne taklit yerine kutsal metinleri anlamak için gerçek yaratıcı çabaların olması için çalıştılar.. İkbal, islam ümmetini ve şartlarını kutsal metinler ışığında değerlendirerek bu yüzden ilk olarak İslam Düşüncesinin yeniden yapılanmasını acil ihtiyaç olarak belirlediğini görüyoruz. Muhammed ikbal insanlık düşünce sürecini eleştirel olarak gözden geçirmeye özendirdiğini şu cümlesinden özetle anlatıyor: "Bizim görevimiz, insanlık düşünce sürecini dikkatli bir şekilde gözden geçirmek ve ona karşı bağımsız bir eleştirel bir tavır sergilemektir. İyi okumalar..
1000Kitap
İslam‘da Dini Düşüncenin Yeniden DoğuşuMuhammed İkbal · Birleşik Yayıncılık · 1995310 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

Eda

, bir kitap okudu
Puan vermedi·262 syf.··
4 günde okudu
·
2021 14. kitabı
İslam'da ruhsal ve bedensel faaliyetler iki ayrı saha değildir. Bir fiilin mahiyeti, sonuçları her ne kadar dünyevi ve laik olursa olsun, failin, o fiili işlerken içinde bulunduğu zihni ve ruhi davranışa göre tayin olunur.
Din
Bir milletin nihai kaderi, teşkilat ve nizamdan çok fertlerin güç ve yeteneklerine dayanır. Zaten fazlasıyla teşkilatlı olan bir toplumda bireyler yok olma dercesine değin ezilmiş olurlar. Birey, çevresindeki bütün sosyal düşüncelerden yararlanır, kültürünü zenginleştirir, ama kendi gerçek ruhunu, benliğini kaybeder. Böylece geçmiş tarihe sahte ve münafıkça bir saygı duymak veya geçmişi yaşatmak için yanlış yollara baş vurmak, bir ulusun çöküşü ve yıkılışını önleme veya böyle bir yıkılıştan sonra bunu onarma çaresi değildir.
1000Kitap
İslam'ın bünyesinde hareket prensibi
Bütün hayatların nihai manevi temeli Allah olduğu için, Zat-ı İlahiye bağlılık zimnen insanın kendi ideal tabiat ve karakterine bağlılık demektir. Bütün hayatın kaim ve daim olan ruhani temeli islami görüşe göre ebedidir ve kendini çeşitlilik ve değişikliklerde ifade eder. Böyle bir Mutlak Hakikat kavramına dayanan bir toplum, kendi hayatı süresince süreklilik ve değişiklik özelliklerini uzlaştırmak zorundadır.
Din