Editörün Kitaplığı

Editörün Kitaplığı
@editorunkitapligi
Tam zamanlı Marka Yöneticisi, yarı zamanlı Sosyal Medya Uzmanı, freelance Editör.
Puan vermedi·112 syf.··
2020 1. kitabı
Eğer öykü sevmiyorsanız bazı öykülerde sıkılabilirsiniz. Ben bir öyküsever olarak farklılıkları görmekten keyif alıyorum. Sık sık kesik cümleler kurulmuş olması, boşlukları doldurabilme özgürlüğü sunuyor gibi geliyor bana. Bu duyguyu seviyorum. Diyaloglar arasındaki iç ses kurgusuna hayran kaldım. Kendi iç sesim en iyi arkadaşım olduğundandır belki de. Derdiniz kelimelerle ise okuyun. Hatta “kelimelerle şiddetli geçimsizlik” yaşayan biriyle tanışmaya hazır olun. Tam yeri gelmişken bir alıntı bırakalım o halde: “Vücudumun üçte ikisi sözcüklerdir benim. Geri kalanı da kalp.” Düşündüren anlatımları seviyorum. Hızla okuyup kaçmak gibi bir derdim yok. Yavaşlığın huzuru bambaşka. Ve bu kitap yavaşlığa övgü niteliğinde.
İkiye Kadar SayamamakGökhan Yılmaz · Yapı Kredi Yayınları · 201321 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·144 syf.··
2020 3. kitabı
“Bizimkilerden öğrendiğim bir şey varsa, o da çocuk yapmamak gerektiğidir,” diyor Anna abisi Sandro’ya. Çünkü o yaralı bir çocuk. Dağılmış aile yaşantısı onları derinden etkilemiş. Kitap, üç farklı bölümden ve üç farklı anlatıcıdan oluşuyor. Vanda’nın, 12 yıllık eşi Aldo’ya 1974 ile 1978 yılları arasında yazdığı mektuplarla başlıyor. Evliliğin, duyguları sabitlediğine, bir başkasına asla bir şey hissedilemeyeceğine inanan bir kadın Vanda. Başka bir kadın için terk edildiği gerçeği onu paramparça ediyor haliyle. Bu noktada toplumun dayattıkları hissediliyor. Hani şu her aldatılma olayında kadını bakımsızlıkla suçlayan sevgisiz ve korkunç bakış açısı... “Yenilenmem lazımdı,” diyor Vanda kendini suçlarken. “İyi bir eşten ve başarılı bir anneden daha fazlası olmalıydım.” Peki ama neden? Bunun bir karakter meselesi olduğunu, asla terk edilen bir kadının (veya erkeğin) bu durumda suçlu bulunamayacağını haykırası geliyor insanın bu satırları okurken. İkinci bölümde bir anda kendinizi 40 yıl sonrasında buluyorsunuz. Bu kez anlatıcı Aldo. Peki çocukluğu darmadağın geçen Sandro ve Anna ileride neler yaşıyor? Çocukluk yaralarını 50’li yaşlarına kadar iyileştiremeyen iki çocuğun hikayesi nasıl sonlanıyor? Bu soruların cevaplarını ise üçüncü bölümde Anna’nın anlattıklarında buluyorsunuz. Bağlar, İtalyan yazar Domenico Starnone’nin Türkçe’ye çevrilen ilk kitabı. Yazar ülkesinin en prestijli ödüllerinden Strega Edebiyat Ödülü’nün sahibi. Konu ve dil oldukça akıcıydı. Psikolojik detaylarla ilgilenmeyi seviyorsanız okuyun derim.
BağlarDomenico Starnone · Yüz Kitap · 20181,128 okunma