Hayatım boyunca daima, şurada olmak istiyorum, burada olmak istiyorum dedim ve mutsuzum. Neden? Fakat bu soruları sormak da saçma, buna izin yok! Daima, sanki çoktan her meseleyi görüşüp halletmişiz gibi konuşuyoruz. Ve gerçekten de doktor, her şey söylendi. Fakat insan konuşmaya devam ediyor; kaderinden bahsederken mide bulantısından bahsetmeye sürekli devam ediyor.
Her şeyin sonu katlanılmazlığa varıyor. İnsan katlanamıyor, ölüyor. Aslında çok basit: İnsan dayanamıyor ve böylece bir sonu oluyor. Her şeyin. Var olan tek güç, siz de biliyorsunuz ki kafada kurma gücü. Her şey kafada kuruluyor. Fakat kafada kurmak zorlayıcı, ölümcül.
Fakat aslında," dedi prens, "her dinleyici, bahsedilen bir meseleye ancak en dış sınırına kadar yaklaşabilir. Bütün hayatımız, hayatın en dış sınırlarına yaklaşmaktan başka bir şey değil.
Sonbaharda, gelecek kışın her şeyi yoluna sokacağını düşünüyorum, kışın, gelecek ilkbaharın, ilkbaharda, gelecek yazın vs. Hepsi bu. Gerçekte başka bir şey olmuyor. Kendi kendime konuşuyorum.